V ile başlayan erkek isimleri

Vabil: İri damlalı yağmur

Vacid: Yaratan, meydana çıkaran. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır

Vafi: Yeter, tam. Sözünde duran, sözünün eri

Vafid: Elçi, temsilci, rasul

Vafir: Çok, bol

Vahab: Bağışlayan, ihsan eden. – Türk dil kuralına göre “b/p” olarak kullanılır. “Abd” takısı alarak kullanılırsa daha iyi olur: Abdülvahab

Vahap: Çok bağışlayan, bol ihsan edici

Vahat: Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yerler. Vahalar

Vahdeddin: Dinin tekliği, birliği. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır

Vahdi: Bir ve tek olmayla ilgili

Vahib: Bağışlayan, bağışlayıcı. – Türk dil kuralına göre “b/p” olarak kullanılır

Vahiddin: Tek din, dinin tekliği

Vahit: Tek, bir

Vaid: Birini iyiliğe sevk ve kötülükten uzaklaştırmak için korkutma, yıldırma

Vail: Sığınan, kurtulan. Sahabe adlarındandır: Vail b. Hucr

Vaiz: Dinsel öğütlerde bulunan kimse

Vaki: l.Vuku bulan, olan, düşen, olagelen, rastlayan. 2. Geçen, geçmiş olan.

Vakkas: Okçu, savaşçı. Sahabe isimlerindendir

Vakur: Ağırbaşlı, temkinli

Valaşan: Şanı yüce, şanlı

Vali: Bir vilayeti idare eden en büyük memur

Valih: Şaşakalmış, hayret etmiş, hayran

Vamık: 1. Seven, aşık. 2. Vamık ile Azra öyküsünün erkek kahramanı.

Varış: Zeka, anlayış, akıl

Varid: 1. Gelen, vasıl olan, erişen. 2. Bir şey hakkında çıkan, söylenen.

Varol: Yaşa, uzun ve sağlıklı bir yaşamın olsun

Vasfi: Vasıfla ilgili, vasfa ait. Nitelikli

Vasıf: 1. Vasfeden, vasıflandıran. Bir kimse veya şeyi başkalarından ayıran kendine has hal, nitelik hususiyet. 2. Bir şeyin mahiyeti, sıfatı, tabiatı, karakteri ile bunların tarif ve sayılması.

Vasık: Güvenilen, emin, mutemed. Abbasi halifelerinden birinin unvanı

Vasıl: Ulaşan, kavuşan, yetişen

Vassaf: Niteliklerini bildirerek anlatan ya da öven. Vassaf el-Hazrat. İranlı tarihçi, yazar

Vassal: 1. Vasleden, ulaştıran, birleştiren. 2. Sayfalan yapışan, eski yazılı bir kitabın sayfalarını ayıran sanatkar.

Vatan: Yurt, ülke

Vazah: Beyaz, güzel yüzlü adam

Vecaheddin: Dinin yüceliği, onuru. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır

Vecdet: Zenginlik, varsallık

Vecdi: Coşkunlukla ilgili, coşkunlukla oluşan

Vechi: Yüzle ilgili, yüze ait

Vecid: 1. Bir şeyin güzelliği karşısında kendini kaybedecek dereceye gelmek, coşkulanmak. 2. Tanrı sevgisinden dolayı duyulan coşkunluk, sevinç.

Vecih: 1. Yüz, çehre. 2. Tarz, üslup. 3. Sebeb, vesile.

Vecihi: 1. Güzellik, hoşluk, uygunlukla ilgili.2. Bir kavmin önderi, şeref ve mevki sahibi. Vecihi: Türk tarihçisi. (Kırım 1620).

Veciz: Kısa, derli toplu

Vedat: Sevgi, dostluk

Vedi: Başkasının malını saklamakla görevli kimse

Vedid: Dost, sevgisi çok olan. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır

Vefa: 1. Sözünü yerine getirme, sözünde durma, borcunu ödeme. 2. Sevgi, dostluk ve bağlılıkta sebat. Yetme yetişme; ömrü vefa etmedi.

Vefai: Vefa ile ilgili

Vefi: 1. Vefalı, bağlı. 2. Tam, mükemmel, eksiksiz.

Vefik: Uygun, muvafık, arkadaş, yoldaş, aynı fikirde olan. Ahmed Vefik Paşa

Vefir: Çok, bol

Vehhac: Çok parıltı. Çok alevli

Vekkad: Parlak, aydınlık, ışıklı

Vela: Yakınlık, sahiplik. Efendisinin, azat ettiği köle ve cariyesi ile olan münasebeti ve onlar üzerindeki hakk

Velican: Candan, dost, yakın

Velid: Yeni doğmuş çocuk. Erkek çocuk, köle. Sahabe isimlerindendir

Veliyüddin: Dinin sahibi. Dinin dostu

Velu: Bir şeye fazla düşkün olan

Vemiz: Bulut arasından görünen ışık

Verdi: Güle ait, gül ile ilgili

Verka: 1. Yabani güvercin, üveyik. 2. Açık, boz renk.

Verrak: Kağıtçı. Ünlü Arap kelam bilgini: Ebu İsa Muhammed b. Harun el-Verrak

Vesik: Çok sağlam, güçlü

Vesim: Güzel yüzlü

Veyis: Yoksulluk, muhtaçlık

Veysi: Yoksul, muhtaç. Veysi: Türk şair, yazar (Üsküp 1625)

Vezir: Osmanlı devletinde, askeri ve idari en yüksek derece olan vezirlik rütbesinde olan kimse

Vidad: Sevme, sevgi. Dostluk

Visali: Kavuşma, ulaşma ile ilgili

Visam: Damgalı, nişanlı

Vural: Vur al

Vural: Vur al

Vuralhan: Vural han

Vurgun: Birine aşık, tutkun

Vusta: 1. Orta, ortada bulunan, arada olan, iç. 2. Orta parmak.

Vafe: 1. Nasip, kısmet.

Vaha: Çöllerin su bulunan kesimlerinde oluşan bitkili alan

Vakar: Ağırbaşlılık, haysiyetini koruma, temkin sabır, heybet

Vala: Yüksek, yüce

Valay: Yükseklik, yücelik

Vareste: 1. Kurtulmuş. Serbest, rahat, azade. 2. İlişiksiz.

Vargın: Ulaşan, isteğine kavuşan

Varlık: Yaşam, hayat. Var olan herşey

Vefakar: Sevgisi geçici olmayan, vefası olan

Vefret: Çokluk, bolluk

Veladet: Doğuş, dünyaya gelmek, ortaya çıkmak

Vergi: Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelikler

Vergin: Verici, özverili kimse

Verim: Ortaya çıkan, beklenilen, istenilen sonuç

Verşan: Çevreye şan ver, ünlen, ünlü ol

Vesamet: Güzellik, güzel olma

Vuska: Çok sağlam, pek kuvvetli. Urvetul-Vuska (Pek sağlam kulp) müslümanlık

Yorumlar

Bir Cevap Yazın