M ile başlayan erkek isimleri

Macid: Şan ve şeref sahibi olan kimse. İyi ahlaklı. Ulu

Macit: Şan ve şeref sahibi

Mahfi: Gizli, saklı

Mahfuz: Korunmuş, gözetilmiş. Gizlenmiş, saklanmış.

Mahin: (bkz. Hz. Peygamberin isimleri)

Mahir: Maharetli, hünerli, elinden iş gelir, becerikli

Mahmur: 1. Sarhoşluğun verdiği sersemlik. 2. Uyku basmış, ağırlaşmış, yan baygın göz.

Mahmut: Övgüye değer

Mahsun: Güçlendirilmiş, güçlü

Mahsut: Hasat edilmiş, ekini biçilmiş. Biçilmiş ekin

Mahşer: Huy, tabiat

Mail: 1. Bir yana eğilmiş, eğik. 2. Hevesli, istekli, yetenekli. Taraflı, içten istekli. 3. Andırır, benzer. 4. Tutkun.

Makal: Söz, lakırdı. Söyleme, söyleyiş

Makbul: Kabul olunmuş, alınmış, alınan. Beğenilen, hoş karşılanan, geçer

Maksud: 1. Kasdolunan, istenilen şey, istek. Maksad, niyet, murat. 2. Varılmak istenen yer.

Maksum: Ayrılmış, bölünmüş. Kısmet. Rızk-ı Maksum; Allah tarafından takdir edilmiş rızık

Maksur: 1. Kasrolunmuş, kısaltılmış, kasılmış. 2. Alıkonulmuş. Bir şeye ayrılmış.

Makul: Akla uygun bulunan. Akıl ile bilinir, akılla kanıtlanan. Oldukça akıllı, sözü akla yakın

Malkoç: Akıncı ocağı reisi

Malum: Bilinen, belli. Herkesçe bilinen. Faili belli olan fiil

Mamur: 1. Bayındır, şenlikli. 2. İmar edilmiş, işlenmiş yer. 3. Beyt-i mamur: Kabe.

Manas: 1. Hindistan’ın Assam eyaletinde bir nehir. 2. Manas destanında adı geçen Kırgız kahramanı
Kemal Üstün

Mansur: 1. Yardım olunmuş, Allah’ın yardımıyla galip, üstün gelmiş. 2. Türk musikisinde bir düzen. 3. Bir ney çeşidi.

Manzur: Bakılan, nazar olunan. Gözde olan, beğenilen

Maruf: 1. Herkesçe bilinen tanınmış belli. Meşhur ünlü. 2. Şeriatın emrettiği, uygun gördüğü.

Masun: Korunmuş, korunan

Maşuk: Sevilen, sevilmiş

Matlub: İstenilen, aranılan, talep edilen şey

Matuk: Azat olunmuş, özgürlüğü bağışlanmış

Mazhar: 1. Bir şeyin göründüğü çıktığı yer. 2. Nail olma, şereflenme. 3. Bazı tekkelerde oturarak uyurken dayanılan kısa değerde. 4. Bir çeşit tef.

Mazlum: 1. Zulüm görmüş. 2. Halim, selim, sakin, sessiz.

Mazmun: 1. Borçluluk, kefalet. 2. Ödenmesi gereken şey.

Mebhur: Soluyan, soluğan, nefes darlığına yakalanmış olan

Mebruk: Tebrike şayeste. Kullu

Mebrur: Beğenilmiş, hayırlı, yararlı

Mebsut: Açılmış, yayılmış. Uzun uzadıya anlatılan

Mecdi: (bkz. Mecid)

Meciddin: Dinin ululuğu, büyüklüğü. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır

Mecit: Çok şerefli, büyük şan sahibi

Mecnun: 1. Cin tutmuş, cinlenmiş. 2. Delice seven, tutkun. Leyla ile Mecnun hikayesinin erkek kahramanı.

Mecut: Talihi açık, mutlu, şanslı kimse

Medet: Yardım eden

Medet: Yardım eden

Medid: Uzun, çok uzun süren. Arap aruzunun 2. bendi

Medih: Methetmeye, övmeye sebeb olan şey, övme mevzuu

Mefhar: Övünme. Övünmeye sebeb olan, güvenmeyi gerektiren. Mefhar-i kainat: Muhammed (s.a.s)

Mefruz: Farz olunmuş, varsayılmış

Meftuh: 1. Açılmış, açık. 2. Ele geçirilmiş.

Meftun: 1. Fitneye düşmüş, sihirlenmiş. 2. Gönül vermiş, tutkun vurgun. Hayran olmuş, şaşmış.

Mehdi: 1. Kendisine rehberlik edilen. Allah tarafından hidayet verilmiş olan. – Doğru yolu tutan. 2. Şiilere göre 12 imamın sonu.

Mehib: 1. Heybetli, azametli, korkunç (mehub). 2. Arslan (Esed, gazanfer, haydar, şir).

Mehmet: Muhammed isminin türkçesi. (bkz. Muhammed)

Meknun: Saklı, gizli, iyice korunmuş

Meknuz: Gömülü. Hazineye konulmuş, saklanmış

Mekremet: Kerem, cömertlik. Saygı, ağırlama

Melhuz: Umulur, beklenir

Melih: Melahat sahibi, güzel, şirin, sevimli

Melikanber: Kudretli, nüfuzlu, Habeş köle. Melik ve anber isimlerinden birleşik isim

Melikserver: Doğu Sultanı hükümdar

Melikşah: Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı (1072-1092) Alparslan’ın oğlu
İsmail Özer

Memati: Ölüm
Mahmut Yılmaz

Memdud: Uzatılan

Memduh: Övülmüş, övülecek.

Memnun: 1. Minnet altında bulunan. 2. Sevinmiş, sevinçli. Razı hoşnut, (bkz. Dilşad).

Memun: Emin bulunan, korkusuz, tehlikesiz, sağlam, (bkz. Emin)

Menaf: 1. Dağın sivri tepesi. 2. Cahiliye döneminde Arapların putu. – İsim olarak kullanılmaz.

Mengüalp: Ölümsüz, güçlü, kuvvetli, yiğit

Mengübay: Varlıklı kimse

Mengübert: Allah verdi

Mengübert: Allah verdi

Mengüç: Yaşlı

Mengüer: (bkz. Mengü)

Mengütay: (bkz. Mengüer)

Mensur: Saçılmış, dağılmış. Ölçüsüz, uyaksız, manzum olmayan söz

Menşur: Saçılmış, dağılmış. Ölçüsüz, uyaksız, manzum olmayan söz

Menzur: Adanmış, vadedilmiş. Adak olarak belirtilmiş

Merahan: 1. Ferah, sevinç. 2. Zayıf olma hali.

Merd: 1. Adam, insan. 2. Özü sözü doğru kabadayı, yiğit. -Türk dil kurallarına göre “d/t” değişmesiyle kullanılır.

Merdan: Mertler, insanlar, erkekler, yiğitler

Merdi: Mertlik, erlik. Cesaret, yüreklilik. İnsanlık

Merğub: 1. İstenilen, sevilen. 2. Herkes tarafından sevilip aranılan.

Mert: 1. Özü, sözü doğru yiğit. 2. Erkek insan.

Mertel: (bkz. Mert)

Merter: (bkz. Mert)

Mertkal: Her zaman doğru kal

Mertkan: Mert soydan gelen

Mertol: Her zaman sözünün eri ol

Mervan: Emevi sülalesinin Mervan kolu

Merzat: Rıza, hoşnutluk

Merzuk: Rızıklandırılmış, rızık verilmiş

Mesud: Saadetli, bahtlı, bahtiyar, kutlu. – Türk dil kurallarına göre “d/t” olarak kullanılır

Mesut: Mutlu, sevinçli, neşeli

Meşhur: Ünlü, argın, tanınmış

Meşkur: Beğenilmiş, övülmüş. Teşekkür edilmeye değer olan

Mete: Büyük Türk-Hun İmparatoru (M.Ö. 209-174)

Metehan: (bkz. Mete

Metiner: (bkz. Metin)

Mevcud: Var olan, bulunan. Hazır olan, hazır bulunan. -Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır

Mevdut: Sevilmiş, sevilen. Gaznelilerin bir hükümdarı

Mevlut: Mevlit, peygamberimizin doğum günü.
Mevlüt Araç

Mevlüt: Mevlit, peygamberimizin doğum günü.
Mevlüt Araç

Mevzun: Biçimli, yakışıklı, güzel

Meymun: Uğurlu, bereketli, kutlu

Meysur: Kolaylanmış, kolaylaştırılmış şeyler

Mezid: Artmış, artırılmış, büyümüş. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır

Midhat: Övme. – Türk dil kuralı açısından “d/t” değişmesiyle kullanılır

Mihca: Cihad meydanında ilk şehid olan Müslümanın adı. (Bedir Savaşı)
Nihal Askin

Mihin: Büyük, ulu

Mikail: Dört büyük melekten rızıkların taksimine memur melek

Mikat: 1. Tesbit edilen yer ve zaman. 2. Mekke yolu üzerinde hacıların ihrama girdikleri yer.

Miran: Beyler

Mirkelam: Güzel, nazik konuşan kimse

Mirza: 1. Emiroğlu beyi, hükümdar soyundan gelen. 2. Doğu Türk devletlerinde asalet unvanı. 3. Dubb-i Ekber yıldız kümesindeki parlak yıldız.

Mirzahan: Hükümdar soyundan gelen, İslam toplumlarında iyi sülalelerin çocuklarına verilen isim
Mehmet Yılmaz

Mizan: 1. Terazi. 2. Sağlama.

Muaddal: (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden)

Muaz: 1. Korunan, sığınan. 2. Çok aziz, izzet sahibi, saygı uyandıran, kıymetli, muhterem, sevgili. Muaz b. Cebel, sahabeden.

Mucib: 1. İcabet eden, uyan. İcap eden, gereken. 2. Sebeb olan, vesile teşkil eden. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

Mucid: 1. Yaratıcı. 2. Bir buluş ortaya çıkaran kimse.

Mudat: Çorak su, tatlı su, buruk.

Mufaddal: Faziletli, fazileti çok adam

Muhaccel: 1. Ayağı sekili beyaz at. 2. Gerdeğe konulmuş.

Muhacir: Göç eden, göçmen

Muhafız: Muhafaza eden, değiştirmeyen, koruyan. Bekçi

Muhammet: 1. Birçok defalar hamdu sena olunmuş, tekrar tekrar övülmüş. 2. Birçok güzel huylara sahip. Hz. Peygamber (s.a.s)’in isimlerindendir. Dedesi Abdülmuttalib tarafından, gökte hak yerde halk övsün niyetiyle bu ad konulmuştur. Kur’an’da dört yerde zikredilmiştir. Bknz. Mu..

Muharrem: 1. Tahrim olunmuş, haram kılınmış. 2. Kamer takviminin birinci ayı aşura ayı. Müslümanlıktan önce bu ayda savaşmak yasak olduğu için bu ad verilmiştir. Bu ayın ilk 10 gününde Kerbela vakasının yıldönümünde matem yapılır. 10. gününde aşure pişirilir.

Muhbir: Haber veren, haberci

Muhdin: (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden)

Muhib: 1. Seven, sevgi besleyen, dost. 2. Tutkan, yer. 3. Bir tarikata intisap etmemekle birlikte yakınlığı olan.

Muhiddin: Dini saran, çevreleyen. – Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır

Muhittin: Dini güçlendiren

Muhlis: Halis, katıksız. Dostluğu, samimiliği ve her hali içten gönülden olan

Muhsin: İhsan eden, iyilikte, bağışta bulunan

Muid: Öğretmen yardımcısı. Asistan

Muin: Yardımcı. Çırak

Mukaddemun: (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden)

Mukaffa: Uyaklı, kafiyeli. – (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden)

Mukayyet: 1. Kayıtlı, bağlı, bağlanmış. 2. Ayağında zincir ve pranga bulunan. 3. Bir işe ehemmiyet veren. 4. Kaydolunmuş, deftere geçmiş.

Mukim: İkamet eden, oturan. Hz. Peygamberin isimlerinden

Mukmir: Ay ışıklı, mehtaplı

Muktedir: İktidarlı, gücü yeten, becerebilen

Mungar: Eli açık, cömert

Munis: Ünsiyetli alışılan, yadırganmaz, alışılmış. Cana yakın sevimli. İnsandan kaçmayan

Munteka: (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden)

Murad: Arzu, istek, dilek. Maksat meram. Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır

Murat: Amaç, maksat, istek

Murathan: (bkz. Murat).

Musaddık: Gerçekliğini ve geçerliliğini resmi yazı ile bildiren. Tasdik eden

Muslihiddin: Dinin salahı için çalışan

Musret: Nusret isminin tersi olan bu musret hasret anlamıyla aynı anlamdadır.
Batuhan Güleç

Muştu: Müjde, sevindirici haber

Muştubey: (bkz. Muştu)

Muta: İtaat olunan, boyun eğilen, başkalarının kendisine itaat ettikleri. Hz. Peygamberin isimlerinden

Muti: 1. İtaat eden, baş eğen, veren. Tabi, bağlı. 2. Rahat ve uslu.

Mutlualp: (bkz. Mutlu)

Mutluer: (bkz. Mutlu)

Mutlugün: (bkz. Mutlu)

Mutluhan: (bkz. Mutlay)

Mutlukani: (bkz. Mutlu)

Mutlutekin: (bkz. Mutlay)

Muttalib: Talepte bulunan, isteyen, (bkz. Abdülmuttalib

Muvakkar: Tevkir edilmiş, ağırlanmış, saygı gösterilmiş olan. Vakarlı, ağırbaşlı

Muzam: Bir şeyin en büyük kısmı

Mü'Min: İnanan, iman eden

Mübarek: 1. Bereketli, feyizli. Uğurlu, hayırlı, kutlu, mutlu. 2. Beğenilen, sevilen, kızılan şaşılan kimse. Bir şey hakkında sözleşme.

Mübelliğ: 1. Tebliğ eden, haber veren bildiren. 2. Büyük camilerde imamın söylediğini tekrarlayan kimse. – Hz. Peygamberin isimlerinden.

Mübşer: İbşar olunmuş, müjdelenmiş, mübeşşer

Mübtehic: Sevinçli, sevinmiş, memnun, mesrur, şad. (bkz. Behçet, Şadan)

Mücab: Kabul cevabı almış olan. Duası kabul olunan

Mücahid: 1. Cihad eden, din düşmanlarıyla savaşan. Savaşan, uğraşan, savaşçı. 2. Gayret eden, çok çalışan. 3. Tasavvufta nefsine karşı gelerek kendini terbiye eden ve böylece manevi makamlara erişen kimse, derviş. – Türk dil kurallarına göre d/t olarak kullanılır.

Mücahiddin: Din savaşçısı, İslam askeri

Mücahit: Savaşçı, cihada katılan

Mücteba: Seçilmiş, seçkin. Hz. Peygamberin isimlerinden

Müdafi: Müdafaa eden, koruyan. Savunan, dayanan

Müdrik: İdrak eden, anlayan, aklı ermiş

Müemmil: Temin edilmiş, sağlanmış, emniyete alınmış. -Hz. Peygamberin isimlerinden

Müfahir: Övünen

Müferrec: 1. Meydanı olan, geniş. 2. Keder gideren.

Müfid: 1. İfade eden, anlatan, manalı. 2. Faydalı. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

Müfit: Faydalı, yararlı

Müftehir: 1. İftihar eden, övünen. Şanlı, şerefli. 2. Parasız işgören, fahri.

Mühib: 1. Seven, sevgi besleyen, dost. 2. Tutkan, yer. 3. Bir tarikata intisap etmemekle birlikte yakınlığı olan.

Müjdat: Müjdeler, sevinçli haberler

Mükafi: Eşit, beraber

Mükrem: Kerem ve şeref ile nitelenmiş olan

Mükremin: İkram olunmuş, ağırlanmış

Mükrim: İkramcı, ikram eden, ağırlayan-ağırlayıcı, misafirperver

Mülayim: 1. Uygun, muvafık. 2. Yumuşak huylu, yavaş kimse. Pekliği olmayan.

Mülhim: İlham veren, içe doğduran, esinlendiren

Mülket: Ülke

Mültemi: Parlayan, parıldayan

Mümin: İnanan, iman eden

Mümtaz: İmtiyaz tanınmış, ayrı tutulmuş, üstün tutulmuş. Seçkin

Münci: İnca eden, kurtaran, halaskar. – Hz. Peygamberin isimlerinden

Münif: 1. Yüksek, ulu, büyük, ali, bülend. 2. Yüksek, büyük hükümler.

Münirhan: Nurlandıran (ışık saçan )hükümdar.
Murat Yılmaz

Münşi: İnşa eden, yapan. Yapısı, üslubu güzel olan, iyi katib

Mürid: 1. İdare eden, emreden buyuran. 2. Bir şeyhe bağlı olan kimse. – Türk dil kurallarına göre “d/t” olarak kullanılır.

Mürsel: 1. Gönderilmiş yollanılmış. Şeriat sahibi peygamberler. 2. Salıverilmiş suç. 3. Bir yazı sitili. Hz. Peygamberin isimlerinden.

Mürşid: 1. İrşad eden, doğru yolu gösteren kılavuz. 2. Tarikat şeyhi. Gafletten uyandıran.

Mürşit: Doğru yolu gösteren

Müslim: İslam dininde olan

Müstakim: Doğru, düz, dik. Temiz, namuslu

Müstebşir: İstibşar eden, müjdeleyen. Müjde ile sevinen

Müstecab: İsticabe edilmiş, kabul olunmuş, (bkz. Mücab)

Müstekfi: Yetecek kadarını isteyen

Müstenir: Işıklı, parlak

Müstezım: 1. İstizanı eden, büyük gören, büyük tutan, cömert. 2. Kibirli, gururlu.

Müşir: 1. Haber veren, bildiren. 2. Emir ve işaret eden. 3. Mareşal. – Daha çok lakab olarak kullanılır.

Müştak: İştiyaklı, özleyen, göreceği gelen, can atan

Müteal: Yüksek, yüce. (bkz. Bülend)

Mütim: Tamamlayan, tamamlayıcı, tamamlamaya yarayan

Müzahir: Zahir olan, arka çıkan, yardım eden, koruyan

Müzdad: Ziyadeleşmiş, artmış, çoğalmış. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır

Müzekkir: – Zikreden hatıra getiren anan. Zikreden ibadet eden. – Hz. Peygamberin isimlerinden.

Mahur: Türk musikisinde rast perdesinde karar kılan bir makam

Makrun: Ulaşmış, kavuşmuş, yakın

Mana: 1. Mana, anlam. 2. İç, içyüzü. 3. Rüya, düş. – (bkz. Anlam).

Mavera: Ara, geri, bir şeyin ötesinde bulunan

Mebde: Baş, başlangıç, ilke

Mecerre: 1. Samanyolu. 2. Harekete müsait yol, cadde veya yer.

Mecra: Suyun aktığı yatak, su yolu. Bir işin gidiş yolu. Bedendeki ahlatın alıştığı yol

Meda: Mesafe. Son.

Medar: 1. Dayanak. 2. Dönence.

Mefahir: İftihar edilecek, övünülecek şeyler

Mekselina: Dakyanus isimli padişah zamanında, Allah’a inanan 7 genç varmış. Dakyanus’un askerleri bu gençleri yakalamak istemiş. Bu gençlerde bir mağaraya (K.maraş’ta Ashab-ı kehf mağarası) saklanmışlar ve bu mağarada 200 yıla yakın uyumuşlar. Uyandıklarında artık hak din islama..

Mengü: Ebedi ölümsüz, bengi. Mengü suyu: Ab-ı hayat

Mercan: Selenterelerin mercanlar sınıfından olup kayalık yerlerde koloni meydana getirerek yaşayan, iskeleti kalkerli kırmızı renkli deniz hayvanı.

Merdüm: 1. İnsan, adam. 2. Gözbebeği.

Meriç: Balkan yarımadasının güneydoğu kesiminden geçen akarsu

Mesrur: Sevinçli, memnun, sevinmiş meramına ermiş

Meyil: Sevme, tutulma. Eğimli, eğiklik,Gönül akışı..

Mezahir: Çiçekli yerler, bahçe; mazhariyetler, lütuflar.
Ramil

Mihne: Düzleştirmek

Mihrican: Sonbahar

Minşar: 1. Cennet. 2. Şişe sırça. 3. Zümrüt, zebercet.

Misak: Sözleşme, yemin, and, ahid

Muammer: Ömür süren, yaşayan, yaşamış

Muattar: Güzel kokulu, ıtırlı

Muhteşem: İhtişamlı, tantanalı, debdebeli, görkemli

Mukadder: 1. Takdir olunmuş, kıymeti biçilmiş, kadri değeri bilinmiş, beğenilmiş. 2. Yazılı, yazılıp belirlenmiş ilahi taktir. 3. Yazılı olmayıp sözün gelişinden anlaşılan. Hz. Peygamberin isimlerinden.

Mutahhar: Takdir edilmiş, temizlenmiş, temiz. Temiz mübarek

Mutarra: Çok taze, parlak

Mutlay: Mutlu, sevinçli ay

Mutlu: Talihli, uğurlu. Bahtiyar

Muzaffer: Zafer, üstünlük kazanmış, üstün

Muzi: Işık veren parlayan parlak

Müberra: Temize çıkmış aklanmış, müstesna, azade, arınmış. Hz. Peygamberin isimlerinden

Mücmel: Kısa ve az sözle anlatılmış, öz, özet

Müeyyed: Teyid edilmiş, kuvvetlendirilmiş, sağlam. Doğrulanmış. Yardım gören

Müferrih: Ferahlık veren, iç açan

Mükerrem: Muhterem, aziz sayın, saygıdeğer, sayılan, onurlandıran, hürmet ve tazime erişmiş

Mülteka: Kavuşma, buluşma, birleşme yeri

Münteha: Son, nihayet, uç, en son, akıbet

Münzir: 1. Akıbetinin kötülüğünü söyleyerek korkutan. 2. Kafirleri ve münafıkları sapıklıklarından döndürmek için cehennem azabı ile korkutan. Rasulullah için kullanılmıştır. Birçok sahabe de bu ismi kullanmıştır.

Mürdaz: İran güneş yılının 5. ayı

Müren: Akarsu, dere, ırmak

Mürselin: Gönderilen anlamını taşımaktadır.
Sukeyne Esila

Müstesna: 1. İstisna edilen, kural dışı bırakılan, bırakılmış. 2. Bütün. 3. Ayrı tutulan, ayrık. 4. Benzerlerinden baskın.

Müşerref: Şereflendirilmiş kendisine şeref verilmiş, şerefli

Müşfik: Şefkatli, merhametli, acıyan, seven

Müştehir: İştihar eden, şöhret bulan, meşhur

Müvella: Bir davanın veya anlaşmazlığın halli, bir işin araştırılması konusuna şeriatça vazifelendirilmiş şahıs

Yorumlar

Bir Cevap Yazın