K ile başlayan erkek isimleri

Kaan: 1. Çin ve Moğol imparatorlarına verilen isim. 2. Hakan, hükümdar.

Kadir: 1. Değer, kıymet, itibar. 2. Parlaklık. 3. Kudret sahibi kudretli, kuvvetli, güçlü. 4. Allah’ın isimlerinden. Kur’an-ı Kerim’de 50’ye yakın yerde geçmektedir. Başına”abd” takısı olarak “Abdülkadir” olarak kullanılır.

Kadirşah: 1. Güçlü, kuvvetli hükümdar, padişah. 2. Kadir ve şah kelimelerinden türetilmiş birlesik isimdir.

Kadreddin: Dinin kudreti, gücü. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır

Kadri: 1. Değer, itibar. 2. Onur, şeref, haysiyet, meziyet. 3. Rütbe, derece.

Kadrican: Değerli, itibarlı, can, ruh. – Kadri ve Can isimlerinden meydana gelen birleşik isim

Kadrihan: – Değerli hükümdar, yönetici.

Kafi: El veren, yeter, yetecek, yetişen, kifayet eden

Kağan: 1. Hakan, imparator. 2. Kükremiş, öfkelenmiş, kükreyen, öfkelenen.

Kahya: 1. Efendi, emir. 2. Ev sahibi, aile reisi. 3. Çiftlik yöneticisi.

Kaid: 1. Rehber kumandan. 2. Atlan yedekte götüren. 3. Oturan, ikamet eden.

Kainat: 1. Var olanların hepsi. Yaratıklar. Yer gök. – (bkz. Evren).

Kalagay: Al, kırmızı renk

Kalagay: Al, kırmızı renk

Kalender: 1. Dünyadan elini eteğini çekip başı boş dolaşan. 2. Alçak gönüllü, gurur ve kibirden uzak, üstüne başına dikkat etmeyen bulduğu ile yetinen kimse.

Kalgay: 1. İzci kumandanı. 2. Kırım hanlığında veliahta verilen unvan.

Kam: 1. Hekim. 2. Düşünür. 3. Büyücü, sihirbaz.

Kamacı: Top kaması yapan ya da onaran kimse

Kaman: Dağların doruğuna yakın olan yerler

Kaman: Dağların doruğuna yakın olan yerler

Kamanbay: (bkz. Kamar)

Kambay: Hekim, tabib, doktor

Kamil: 1. Bütün tam noksansız, eksiksiz. 2. Kemale ermiş olgun. 3. Yaşını başını almış terbiyeli, görgülü. 4. Alim, bilgin, geniş bilgili. – (bkz. Kemal).

Kamran: İsteğine kavuşmuş olan

Kamver: İsteğine kavuşmuş, mutlu

Kanay: Kan ve ay kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir.
Serdar Önder

Kanay: Kan ve ay kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir.
Serdar Önder

Kandemir: Güçlü soydan gelen

Kani': 1. Kanaat eden, yeter, bulup fazlasını istemeyen. 2. İnanmış kanmış.

Kanun: 1. Devletin teşri, yasama kuvveti tarafından herkesçe uyulmak üzere konulan her türlü nizam, kaide kural. 2. Herhangi bir mevzu üzerindeki kanunu taşıyan kitap.

Kanver: Kanını ver, asil

Kapar: Akıl, ruh

Kapkın: Uygun, düzenli

Kaplan: Vahşi kedigillerden, benekli, yırtıcı hayvan

Kaplan Giray: -(1680-1738) yıllan arasında Kırım hanı oldu. 3 defa han olmuştur

Karaalp: Esmer, kara yağız yiğit

Karabey: (bkz. Karacabey)

Karabuğra: Esmer, erkek deve

Karabuğra: Esmer, erkek deve

Karaca: 1. Rengi karaya çalan, esmer, yağız. 2. Geyikgillerden, küçük, boynuzlu, güzel görünüşlü av hayvanı. 3. Üst kol.

Karaca: 1. Rengi karaya çalan, esmer, yağız. 2. Geyikgillerden, küçük, boynuzlu, güzel görünüşlü av hayvanı. 3. Üst kol.

Karacabey: Esmer bey, rengi karaya çalan

Karacan: (bkz. Karaca)

Karahan: Esmer bey, Esmer hükümdar. Karahanlılar devletinin kurucusu

Karakan: Bir tür dağ ağacı

Karan: Veysel karani hz lerinin sıfatı.
Filiz Eyiyoldaş

Karanalp: Karayağız, kahraman yiğit

Karasu: 1. Ağır akan su. 2. Çoğunlukla gözün iç basıncının çoğalmasıyla kendini gösteren körlüğe neden olabilen bir göz hastalığı.

Kargın: 1. Taşkın su. 2. Bol, çok. 3. Doymuş, tok. 4. Erimiş buz ve kar parçalarının oluşturduğu akarsu. 5. Çağlayan.

Kargın: 1. Taşkın su. 2. Bol, çok. 3. Doymuş, tok. 4. Erimiş buz ve kar parçalarının oluşturduğu akarsu. 5. Çağlayan.

Kargınalp: Coşkulu, taşkın, hareketli yiğit

Karhan: (bkz. Kargın)

Karin: l. Yakın. 2. Nail olan. 3. Hısım komşu. 4. Mabeynci.

Karluk: Türk boylarından biri

Karlukhan: (bkz. Karluk)

Kartal: 1. Kartalgillerden, beyazla karışık siyah tüylü, kıvrık ve kuvvetli gagalı, geniş kanatlı büyük yırtıcı kuş. 2. Yeniden diriliş ve güçlülük sembolü.

Kartay: Er. – Yaşlı, pir.

Kartekin: (bkz. Kartay)

Kasem: 1. Yemin etmek. 2. Bölmek.

Kasib: Kesbeden, kazanan, kazanç sahibi

Kaşif: Keşfeden, bulan, meydana çıkaran

Kavas: Okçu, tüfekçi, tüfekli alet

Kavi: 1. Yakar, yakıcı. 2. Kuvvetli, güçlü. 3. Sağlam inanılır. 4. Zengin varlıklı.

Kavis: 1. Yay. 2. Gökyüzü, ay, burcu.

Kaya: 1. Büyük ve sert taş kütlesi. 2. Kayalık sarp dağ.

Kayaalp: Kaya gibi güçlü er

Kayacan: Canı kaya gibi güçlü

Kayaer: Kaya gibi güçlü er

Kayahan: Kaya gibi sert hakan

Kayansel: (bkz. Kayan)

Kaygun: 1. Etkili, hüzünlü, dokunaklı. 2. Akdoğan.

Kayhan: Sert, güçlü sesli okuyucu, kayayı bile delecek güçte sesi olan okuyucu

Kayı: 1. Yağmur, sağanak, bora. 2. Oğuz boylarından Osmanlı hanedanının mensup olduğu boy. 3. Sağlam, güçlü, sert.

Kayı: 1. Yağmur, sağanak, bora. 2. Oğuz boylarından Osmanlı hanedanının mensup olduğu boy. 3. Sağlam, güçlü, sert.

Kayıhan: Güçlü hükümdar

Kayıtbay: Kayıtbay el-Zahiri: Ünlü Mısır ve Suriye sultanı

Kayraalp: İyiliksever, yiğit

Kayrabay: İyiliksever, saygın kimse

Kayrabay: İyiliksever, saygın kimse

Kayrahan: (bkz. Kayraalp)

Kayrahan: (bkz. Kayraalp)

Kayrak: 1. Taşlı, kumlu, ekime elverişli olmayan toprak. 2. Kaygan toprak. 3. Bileği taşı.

Kayral: Kayrılan, himaye edilen (kimse)

Kayrar: 1. Orman içindeki ağaçsız kalan. 2. Kayan yer. 3. İnce çakıllı, kumlu toprak.

Kayser: Roma ve Bizans (Alman) imparatorunun lakabı. -Daha çok unvan olarak kullanılır

Kaza: Hüküm karar verme, emir tesbit vs

Kazakhan: (bkz. Kazak)

Kazan: 1. Su çevrisi, kayra. 2. Sazlık yerlerde dibi bulunmayan sulu yer. 3. Girdap.

Kazan: 1. Su çevrisi, kayra. 2. Sazlık yerlerde dibi bulunmayan sulu yer. 3. Girdap.

Kazanhan: (bkz. Kazan)

Kazım: 1. Öfkesini yenen kimse. Hırsını dizginleyen. 2. Kinini yenen.

Kelami: Söze ilişkin, sözle ilgili

Kemal: 1. Olgunluk, yetkinlik, tamlık, eksiksizlik. 2. En yüksek değer, mükemmellik, değer baha. 3. Bilgi, fazilet.

Kemalettin: Bilgi ve erdem sahibi

Kemandar: Yay tutan, yay tutucu

Keram: (bkz. Kirami)

Kerameddin: 1. Kerem bağış ihsan lütuf sahibi. 2. Dinde üstün mertebelere ulaşan. 3. Keramet sahibi derviş veli. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

Keramettin: Bağış, ihsan ağırlama

Kerem: 1. Asalet, asillik, soyluluk. 2. Cömertlik, el açıklığı lütuf, bağış, bahşiş.

Keremşah: (bkz. Kerem)

Kerimhan: (bkz. Kerim)

Keşif: Açma, meydana çıkarma

Kevni: Var olmayla, varlıkla ilgili

Keyan: Büyük hükümdar, şah

Keyan: Büyük hükümdar, şah

Keys: Zeka, anlayış, kavrayış

Kezer: Kahraman

Kılavuz: Yol gösteren, rehber

Kılıçalp: Kılıç gibi keskin yiğit

Kılıçhan: (bkz. Kılıçalp)

Kılıçhan: (bkz. Kılıçalp)

Kılınç: 1. Çelikten silah. 2. Davranış, yaratılış, huy.

Kıner: (bkz. Kıncal)

Kınık: 1. Kaynak, menba. 2. İstek, arzu, gayret. 3. Obur. 4. Oğuzların 24 boyundan biri.

Kınık: 1. Kaynak, menba. 2. İstek, arzu, gayret. 3. Obur. 4. Oğuzların 24 boyundan biri.

Kınıkaslan: (bkz. Kınık)

Kıralp: Kır beyi, taşrada oturan

Kıray: 1. Genç, delikanlı. 2. Ürün vermeyen arazi. 3. Eşkıya yol kesen.

Kırca: 1. Dolu. 2. Ufak ve sert taneli kar, rüzgarla karışık yağmur.

Kırdar: Ölçülü davranış, soğukkanlılık

Kırtekin: (bkz. Kıralp)

Kıyam: 1. Kalkma, ayağa kalkma, ayakta durma. 2. Namazda ayakta durma. 3. Bir işe başlama. 4. Ayaklanma. 5. Ölümden sonra dirilme, ayağa kalkma.

Kıyas: 1. Bir şeyi başka şeye benzeterek hüküm verme. 2. Karşılaştırma, örnekseme. 3. Umum kaideye uyma.

Kiçihan: Küçük hükümdar

Kiram: 1. Soydan gelenler, soyu temizler, ulular, sergeliler. 2. Cömertler, eliaçıklar. Sahabenin lakabı olmuştur.

Kirami: 1. Cömertçe, eli açıklara özgü. 2. Soylular, ulular, şereflilerle ilgili.

Kirmanşah: (bkz. Kirman)

Kisra: İran şahlarının adı

Koca: 1. Eş. Ev ve ailenin yaşça en büyüğü. 2. İri, kocaman. 3. Akıllı, tedbirli yiğit.

Kocaalp: Yaşlı, ulu, yiği

Kocyiğit: Yürekli, cesur, kahraman

Koçak: Yürekli, eli açık. 2. Yüce gönüllü. 3. Konuk sever. 4. Yiğit, korkmayan kişi, savaşçı. 5.Açık kestane renginde olan

Koçakalp: Cömert, kahraman, yiğit

Koçaker: Cömert, kahraman kimse

Koçaş: 1. Kılavuz, rehber. 2. Yağmur bulutu.

Koçay: Koç gibi güçlü

Koçer: Sağlıklı, yürekli er

Koçhan: (bkz. Koçer)

Koçubey: Koçu arabasını kullanan kişi. Koçu: Gelin arabası

Koksal: Kökünü derinliklere sal anlamında

Kongar: (bkz. Kongur)

Kongur: San ile siyah karışımı bir renk, koyu kumral, kestane rengi

Konguralp: (bkz. Kongur)

Kongurtay: (bkz. Konguralp)

Koralp: (bkz. Koral)

Koray: İyice kor rengine gelen ay

Korcan: Kanı sıcak, kanı kaynayan

Korçan: Kanı sıcak, kanı kaynayan

Korçan: Kanı sıcak, kanı kaynayan

Korgan: Hisar kale

Korhan: Ateşli, canlı, güçlü hükümdar

Korkmaz: Korku bilmeyen

Korkut: 1. Büyük dolu tanesi. 2. Korkusuz, yavuz, heybetli. 3. Cin, şeytan.

Korkutalp: (bkz. Korkut)

Kortan: 1. Yanan, sıcak ten. 2. Yalçın ve kesik kaya. 3. Pelikan kuşu.

Kortan: 1. Yanan, sıcak ten. 2. Yalçın ve kesik kaya. 3. Pelikan kuşu.

Kotuz: Gururlu, kibirli

Kotuzhan: (bkz. Kotuz)

Koyak: 1. Vadi, dere. 2. Dağlar ve kayalıklar üzerindeki doğal çukurlar. 3. Dağ yolu üzerindeki otluk. 4. Etkili, dokunaklı.

Koygun: 1. Etkili, hüzünlü, dokunaklı. 2. Akdoğan.

Koytak: Rüzgar almayan çukur yer

Koytak: Rüzgar almayan çukur yer

Koytan: Dağ bucağı

Köken: 1. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim neden ya da yer. 2. Kavun, karpuz, kabak gibi bitkilerin toprak üstüne yayılan dalları. 3. Soy, asıl, ata.

Köker: Köklü soydan gelen kimse

Köklem: İlkbaha

Köksal: Kökünü derinliklere sal anlamında

Köksan: Tanınmış, ünlü ad

Kökşin: 1. Gök renginde. 2. Yaşlı, koca.

Kökten: 1. Köklü, yüzeyde kalmayan, derine inen. 2. Soylu.

Köse: Sakalı bıyığı hiç çıkmayan veya seyrek olan. – Daha çok lakab olarak kullanılır

Kuhistan: Dağlık memleket, İran yaylasında dağların çok olduğu bölge

Kula: 1. Kumral. 2. Sarışın, mavi gözlü. 3. Vücudu koyu sarı, kuyruğu ve yelesi siyah olan at.

Kulahan: (bkz. Kula)

Kulan: 1. Anayurdu Asya olan at ile eşek arası görünüşte yabanıl bir at türü. 2. İki, üç yaşında dişi tay, kısrak. 3. Zafer kazanmış kişi.

Kuman: XI. yy ile XIV. yy. arasında Güney Rusya bozkırlarında göçebe olarak yaşayan bir Türk boyu

Kumanbay: (bkz. Kuman)

Kumrul: (bkz. Kumru)

Kumuk: 1. Kılıç. 2. Kuzeydoğu Kafkasya ile Hazar denizinin batı kıyısında yaşayan bir Türk boyu.

Kumukbay: (bkz. Kumuk)

Kunt: 1. Sağlam ve iri yapılı. 2. Ağır dayanıklı, kalın. 3. Bir tür güvercin.

Kuntay: (bkz. Kunt)

Kunter: Sağlam, kuvvetli

Kuntman: Sağlam ve iri yapılı, sağlıklı kimse

Kura: 1. Cesur. 2. Çelik. 3. Toprak içinde bulunan büyük taş.

Kural: 1. Davranışlara ya da bir sanata bir bilime yön veren ilkeler. 2. Araç. 3. Silah.

Kuray: Ay gibi

Kuray: Ay gibi

Kurçeren: Dayanıklı ve yiğit adam

Kureyş: Hz. Peygamberin soyu

Kurman: Yüksek aşamalı, nitelikli kimse

Kurtaran: Kurtulmasını sağlayan

Kuşad: 1. Açılış, açma. 2. Fetih, fethetme. 3. Açılış merasimi, küşad resmi. 4. Yayın gerilip bırakılması. 5. Musikide uvertür. 6. Bir cins tavla oyunu. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

Kutal: Mutlu ol

Kutalmış: Mutlu olmuş, kutlu olmuş

Kutalp: Kutlu, uğurlu, yiğit

Kutam: Akbabaya benzeyen

Kutay: 1. Mübarek ay. 2. Borneo adasının doğu tarafından bir sultanlık.

Kutbay: (bkz. Kutalp)

Kutberk: (bkz. Kutbay)

Kutcan: Kutlu, uğurlu can

Kutcan: Kutlu, uğurlu can

Kutel: Uğurlu el

Kuter: Mutlu, uğurlu kişi

Kutertan: (bkz. Kuter)

Kuthan: (bkz. Kuter)

Kuthan: (bkz. Kuter)

Kutkan: Saygın, kutlu soydan gelen

Kutlan: Kutlu, mutlu ol

Kutlar: Mutluluklar, uğurlar

Kutlay: 1. Uğurlu kutlu ay. 2. Kır donlu at.

Kutlu: 1. Uğurlu, hayırlı. 2. Mübarek. 3. Mesut, bahtiyar.

Kutlualp: Uğurlu yiğit

Kutluay: Uğurlu ay

Kutlubay: (bkz. Kutlu)

Kutlucan: (bkz. Kutlu)

Kutluğ: Uğurlu, mutlu, şanslı, kutlu

Kutluğhan: (bkz. Kutluğ)

Kutlutekin: (bkz. Kutlu)

Kutsal: Kudsi, kutlu mübarek, mukaddes

Kutsalan: Uğur getiren, kutlu kimse

Kutsalmış: (bkz. Kutsalan)

Kutsan: Uğurlu, talihli ol

Kutsel: (bkz. Kutsan)

Kutsoy: (bkz. Kutsel)

Kutulmuş: Kurtulmuş, aydınlığa kavuşmuş

Kutun: Kutlu, kutsal

Kutunalp: (bkz. Kutun)

Kutunalp: (bkz. Kutun)

Kutuner: (bkz. Kutun)

Kutup: 1 – Yer yuvarlağının, Ekvator’dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği var sayılan iki noktasından her biri. 2 – Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri. 3 – Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse.
Kutup Maraş

Kutyan: Uğurlu kimse

Kuvvet: 1. Güç, kudret, takat, sıhhat, sağlamlık. 2. Bir hükümetin askeri gücü.

Kuyaş: 1. Güneş. 2. Çok sıcak, güneşin etkili vurması.

Kuzah: Bulut meleği, Gökyüzü
Eda Çakar

Kuzey: Kuzey yönü / Şimal

Kültigin: Göktürk prensi ve komutanı

Külük: 1. Meşhur ünlü. 2. Taşçı, çekici, balyoz.

Kürboğa: 1. İri, güçlü, sarsılmaz boğa. Kuvvetli iri yapılı boğa. Selçuklu komutanı ve Musul emirinin adı.

Kürema: 1. Kerim, asil, necip, iyiliksever, hayır sahibi cömert, eli açık kimseler. 2. Ulular, büyükler.

Kürhan: Yiğit, yürekli han.

Kürşad: Eski Türklerde yiğit, alp

Kürşat: Eski bir Türk adı

Kürümer: topluluk, sürü

Kûhsar: 1. Dağlık. 2. Dağ tepesi.

Kadem: 1. Ayak. 2. Adım. 3.Yarım arşın uzunluğunda bir ölçek. 4 Uğur.

Kademran: 1. İlerleyen.

Kamber: 1. Sadık dost, köle.

Kamuran: 1. KAm sürücü, süren, arzusuna isteğine kavuşmuş mutlu. 2. Arzusuna erişen, bahtiyar, mutlu.

Kantara: 1. Köprü, özellikle taştan yapılmış. 2. Su yolu, bend, hisar anlamına da gelir.

Kapsam: Şümul ihtiva, ihata, istiab, manalarına gelen uydurma bir kelime

Kardide: İş bilir, uyanık, tecrübeli

Karsu: Karın suyu ya da sulu kar anlamına geliyor.
Miraç Yazıcı

Kavram: 1. Bir nesnenin zihindeki soyut ve güzel tasarımı, mefhum. 2. Nesnelerin ya da olayların ortak özelliklerini kapsayan ve ortak bir ad altında toplayan genel tasarım.

Kavuşum: 1. Yeryuvarlağı bir uçta kalmak üzere yerin güneşin ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri. 2. İçtima.

Kayan: 1. Akarsu sel. 2. Yassı, düz, kat kat oluşmuş taşlar.

Kaynak: 1. Bir suyun çıktığı yer, menşe. Bir haberin çıktığı yer. 2. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge.

Kayra: Yüksek büyük tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik lütuf, ihsan atıfet, inayet

Kaytus: Bir yıldız kümesi

Kepez: Kepez, deniz kıyısındaki kayalıklara verilen addır. Bu kayalara hırçın dalgalar çarpsa bile diyer kayalar gibi aşınmazlar.
Serhat XXXX

Kevkeb: Yıldız gökyüzündeki parlak cisimleri ifade eden genel isim

Keyfer: 1. Karşılık. 2. Mükafat veya mücazat.

Keyhan: Dünya

Keyyis: 1. Akıllı, anlayışlı, kavrayışlı. 2. İnce zarif.

Kınay: Çok çalışkan, etkin, faal

Kıncal: 1. İnce zarif. 2. Aksi.

Kıvanç: 1. Sevinç, memnuniyet. 2. Övünen, güvenen, iftihar eden.

Korur: 1. Açık san, açık kestane renkli. 2. Kimseyi beğenmeyen gururlu, kendini beğenmiş. 3. Süslü, çalımlı, şık.

Koyaş: Güneş

Körnes: Ayna

Kuhrud: Dağ ırmağı

Kumul: Çöl ve deniz kenarında rüzgar esintisiyle kumların oluşturduğu tepe.
Ebrar Kumul

Kutan: 1. Dua, yalvarma. 2. Saka kuşu. 3. Saban.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın