H ile başlayan erkek isimleri

Habeşi: Habeşler gibi derisinin rengi çok koyu esmer olan kimse. Habeş ırkına mensup

Habib: Sevgili. Seven, dost

Habir: 1. Taze, haberli, bilgili, agah, vakıf. 2. Cenab-ı Hak.

Hace: 1. Hoca. 2. Bilgin, öğretmen. 3. Çelebi, sahip, muallim, profesör. – Daha çok lakab olarak kullanılır.

Hacib: Birinin bir yere gitmesine engel olan. 2. Kapıcı. -Türk dil kuralına göre “b/p” olarak kullanılır

Hacir: 1. Hicret eden, bir başka yere geçen. 2. Sayıklayan.

Hadi: 1. Yenilene yardım eden, yardımcı. 2. Hidayet eden, doğru yolu gösteren. Kılavuz, rehber. 3. Önde giden kimse. 4. Mızrak ucu.

Hadic: Erken doğan oğlan çocuğu

Hafi: 1. Çok ikram eden, insanı güler yüzle karşılayan. 2. Yalınayak yürüyen, koşan adam.

Hafid: Erkek torun

Hafizüddin: Dinin koruyucusu. – Daha çok unvan olarak verilir

Hakan: 1. Eski Türk ve Moğol hükümdarlarının kullandığı unvanlardan biri, hanlar hanı. 2. Kağan.

Haki: ı. Yeşile çalan koyu sarı renk, toprak rengi. 2. Topraktan, toprağa mensup. Mütevazi kişi.

Hakim: 1. Her şeye hükmeden, hikmet sahibi olan Allah. 2. Hükmeden, dava yargılama işine memur olan, yargıç. 3. Üstte bulunan. 4. Hekim, akıllı, becerikli. 5. Kadı, vali, amir, hükümdar, emir.

Hakkı: 1. Doğruluk ve insaf sahibi. 2. Bir insana ait olan şey. 3. Dava, iddiada hakikate uygunluk. 4. Emek. 5. Pay, hisse. 6. Layık, münasip.

Haktanır: Herkesin hakkını gözeten kimse

Halas: Kurtuluş, kurtulma

Halaskar: Kurtarıcı

Haldun: Devamlılar, sürekli olanlar

Halef: 1. Babadan sonra kalan oğul. 2. Memurlukta, birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse.

Haliddin: Dinin sonsuzluğu ölümsüzlüğü

Halis: 1. Hilesiz, katkısız. 2. Karışmamış, katışıksız, saf, hilesiz. Temiz. 3. Yalnız, sadece. – (bkz. Muhlis).

Halit: Süregelen, sürekli, geç yaşlanan

Haluk: İyi huylu, insaniyetli, geçim ehli olan

Hamase: Yiğitlik, kahramanlık şiirleri, marşlar

Hami: Himaye eden, koruyan, koruyucu, sahip çıkan, gözeten

Hamit: Şükredici, hamdedici

Hammad: -1. Çok hamdeden, çok şükür ve dua eden. Hammad b. Ebu Süleyman: Hadisçi. Tabiindendir

Han: 1. Hükümdar. Eski Türklerde Hakan da denen devlet reisi. 2. Yolcuların misafir olduğu bina. Kervansaray. Otel. * Ticaret ehlinin sakin olduğu yer. 3. Okuyan, okuyucu, çağıran manasına gelir. Meselâ: Duâ-hân : (Niyaz ve tazarrukârane bir tezellül ile) duâ okuyan.
Sinem K
..

Hanbeli: Ahmed b. Muhammed b. Hanbel (Öl. 855): Ehli sünnetin dört ana mezhebinden birisi olan Hanbeli mezhebinin imamı.

Hanedan: Kökten, asil ve büyük aile

Hanef: Doğruluk, istikamet

Hanifi: Mezhep, Bknz Hanefi
Hanifi Tekdemir

Hansoy: (Han sülalesine mensup

Hanzala: Eshâb-ı kirâmdan olan ve Uhud savaşı şehitlerindendir.
Fethi Çakır

Harim: 1. Biri için kutsal olan şeyler. 2. Harem dairesi, harem. 3. Evin içi gibi, başkalarına kapalı olan yer. 4. Bir evin civarı. 5. Avlu. 6. Ortak, şerik. 7. Hacıların, hac zamanı giydikleri giysi.

Harman: 1. Tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması. Bu işin yapıldığı mevsim, sonbahar. 2. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturmak.

Harras: Ekinci, çiftçi, toprağı işleyip ekin eken

Harzem: (bkz. Harizm)

Hasafet: 1. Hükümde sağlamlık, kuvvet ve olgunluk. 2. Görüş sağlamlığı.

Hasan: Güzellik, iyilik, hüsn sahibi olmak. Hasan b. Ali b. Ebi Talib: Ali (r.a.)’nin büyük oğlu. Peygamber Efendimizin torunu. Kur’an’da geçen kelimelerdendir

Hasbek: Dürüst, iyi, saf insan

Hasbi: İsteyerek ve karşılık beklemeksizin yapılan

Haseki: Hükümdarların hizmetine tahsis edilmiş şahıs ve zümrelere verilen ad

Hasen: 1. Güzel, süslü. 2. Güzel işler, hayırlar. Hasan şeklinde kullanılır.

Hasib: 1. Hayır sahibi, eliaçık, cömert. 2. Değerli, itibarlı, soyu temiz, muhterem, saygın, şahsi meziyet sahibi. 3. Muhasebeci, sayman.

Hasif: Hasafetli, aklı başında olgun adam

Haspolat: Katışıksız, saf, çelik gibi

Haşır: Toplayan, cem’eden, haşreden.
Murat Yıdız

Haşimî: Haşime mensup, Haşimilerden olan

Haşmeddin: Dinin büyüklüğü, ihtişamı

Haşmet: İhtişam, gösterişlilik, heybet, büyüklük. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır

Hatay: İl adı Antakya olan kentimizin adı

Hatemi: Sonuncu en son olan / Mühürcü

Hatır: 1. Şan ve şeref sahibi. 2. Yüce, ulu. 3. Tehlikeli.

Hatırsaz: Gönül yapan, hoşnut eden

Hatib: 1. Hitab eden, söz söyleyen. 2. Camide hutbe okuyan. 3. Güzel, düzgün konuşan kimse. Sahabe isimlerindendir.

Hatif: 1. Kuvvetli, sert ve tiz bir sesle tebliğ veya davet eden kimse. 2. Göz kamaştıran. 3. Göze görünmeyen

Hatim: 1. Sona erdiren, bitiren. 2. Mühürleyen, mühürleyici.

Hayali: 1. Hayal niteliğinde ya da hayal ürünü olan. 2. Kanuni Sultan Süleyman devrinin büyük şairlerinden biri

Hayati: 1. Dirilik, canlılık. 2. Büyük önem taşıyan. 3. Hayata, yaşayışa ait, hayatla ilgili.

Hayim: 1. Şaşkın, hayrette. 2. Sevgiden dolayı şaşkına dönmüş.

Hayran: 1. Şaşmış, şaşa kalmış, şaşırmış. 2. Çok tutkun. 3. Aşırı derecede sevgi duyan.

Hayrat: 1. Sevap kazanmak için yapılan hayırlı işler, iyilikler. 2. Sevap için kurulan müessese.

Hayreddin: Dinin hayırlı eylediği mübarek kıldığı insan. -Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır

Hayrettin: Hayır eden, hayır sahibi

Hayri: Hayırla, iyilikle ilgili, uğur ve kutluluğa ait

Haysiyet: Şeref, onur, itibar, değer

Hazım: Zafer kazanan, galip, hazimete uğratan

Hazim: Zafer kazanan, galip, hazimete uğratan

Hazin: 1. Hüzünlü, üzüntülü, acıklı. 2. Üzüntü veren, gamlandıran, kederlendiren.

Haziz: 1. Mesud, mutlu. 2. Hisse ve nasibi olan.

Hebib: Rüzgar

Hedef: 1. Nişan, nişan alınacak yer alanı. 2. Meram, maksat, gaye, amaç.

Hekim: 1. İnsan hastalıklarının teşhis ve tedavisi ile uğraşan kimse, doktor. 2. Hikmet sahibi kişi, filozof

Heper: Cesur, yiğit kimse

Hepyener: (bkz. Heper)

Hewar: Çığlık, haykırış.

Heyban: 1. Korkunç, korku veren. 2. Çok utangaç.

Heybet: 1. İnsanlarda korku ile birlikte saygı uyandıran görünüş. 2. Karizma, doğal etkileyiş.

Hezan: Güçbirliği, Toprak damlarda yük taşıyıcı ağaç kolon.

Cemil Akalan

Hezarfen: Çok bilen, elinden her iş gelen. Bin türlü iş beceren. Hezarfen Ahmet Çelebi: Türk bilgini. Yapay kanatlarla ilk defa uçma deneyimini başaran adam

Hıdır: (bkz. Hızır)

Hıfzı: 1. Saklama, koruma ile ilgili. 2. Ezberleme, akılda tutma.

Hıncal: Öc al

Hızlan: Hız kazan, hızını artır

Hicab: 1. Utanma, sıkılma. 2. Perde, ikişeyi birbirinden ayırmaya yarayan perde.

Hicabi: (bkz. Hicab)

Hicazi: Hicaza mensub. Hicazla alâkalı.

Hicaz : Arabistan’da Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere’nin bulunduğu mıntıka (bölge).
Hicazi Kahraman

Hicri: Göç eden / Hicrete ait, hicretle ilgili

Hiçsönmez: (bkz. Sönmez)

Hiçyılmaz: (bkz. Yılmaz)

Hidayeddin: Dinin gösterdiği doğru yol

Hidayetullah: Allah’ın hidayeti.
Yunus Cetinkol

Hidiv: İmtiyazlı, Mısır valisi veya bu valinin ünvanı

Hikem: Hikmetler

Hikmeddin: Dinin hikmeti. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır

Hilmi: Yumuşak huylu, sakin tabiatlı

Himayet: Koruma, korunma

Himmet: 1. Gayret, emek, çalışma, çabalama. Yüksek irade. 2. Ermiş kimsenin tesiri. 3. Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır.

Hiram: Salınma, salınarak edalı yürüme

Hişam: Nisam el-Melik: Emevi halifesi

Hizber: 1. Arslan, esed, gazanfer, şir, bahadır. 2. Cesur, yürekli adam.

Hudavendi: 1. Hükümdarlık. 2. Efendi, sahip, maliklik. 3. Hakim, hükümdar.

Hudavendigar: 1. Sahip, hükümdar, bay. 2. Fars edebiyatında Allah manasında kullanılır.

Hulki: 1. Hulk, yaratılışla ilgili, doğal tabi. 2. İyi ahlaklı, iyi huylu.

Hulusi: 1. Halis olan, saf, iç temizliği. 2. Samimi, candan. -(bkz. Halis).

Hunalp: Cesur, kahraman

Hurdaz: Farsların kullandığı şemsi senenin 3. ayına verilen isim

Hurşid: Güneş, aftab, mihr, şems. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır

Hurşit: Güneş

Husrev: Hükümdar, padişah

Huzeyfe: Peygamber efendimizin sır katibinin adı.
Mesut Kandu

Huzur: Baş dinçliği, gönül rahatlığı, dirlik, erinç

Hüccet: Delil

Hüdai: (bkz. Hüdayi)

Hüdavendigar: 1. Sahip, hükümdar, bay. 2. Fars edebiyatında Allah manasında kullanılır.

Hüdaverdi: Allah verdi, çocuk özlemi çeken aileler ilk çocuklarına genellikle bu adı verirler

Hüma: 1. Devlet kuşu. 2. Saadet, mutluluk.

Hünkar: 1. Uğurlu. 2. 15-29 yaş arasında Osmanlı Sultanlarına verilen isim.

Hür: Özgür, bağımsız

Hürdoğan: (bkz. Hüray)

Hürkal: Esir olma

Hürkan: Özgür soydan gelen

Hürkan: Özgür soydan gelen

Hürmüz: 1. Zerdüştlerin hayır tanrısı. 2. Eski İran takviminde güneş yılının ilk günü. 3. Jüpiter, müşteri, erendiz. 4. Sasani sülalesinden 5. padişahın adı.

Hürol: (bkz. Hürkal)

Hürsel: (bkz. Hürol)

Hürsev: Hürriyeti seven kişi

Hüryaş Ar: (bkz. Hürsev).

Hüsam: Keskin kılıç

Hüsamettin: Keskin kılıç / Dinin keskin kılıcı

Hüsni: Güzelliğe ait, güzellikle ilgili

Hüsnü: Çok güzel.

Haddas: Çabuk kavrayan, anlayışlı, kavrayışlı.

Hakgüzar: Hakkı tanıyan, haktan ayrılmayan

Hamil: 1. Yüklü. Gebe. 2. Sahip, malik. 3. Taşıyan, gözeten. 4. Uhdesinde bir poliçe bulunan. 5. Hamil-i vahy: Cebrail (a.s.).

Hannas: Şeytan. – İsim olarak kullanılmaz

Haslet: İnsanın yaratılışındaki huyu, tabiatı, mizacı

Haver: 1. Şark, doğu. 2. Güneşin doğduğu gün.

Hazar: 1. Sabit meskeni olanların oturdukları memleket. 2. Barış ve güven.

Hazer: Deniz, bahr, büyük su

Heja: Biricik, kıymetli, değerli, makbul.
Dila Uğur

Heval: Arkadaş, Yoldaş, Dost anlamlarını taşır.
Heval XXXX

Hezar: 1. Bülbül. 2. Çok, pek çok. 3. Bin.

Hidayet: Hak yoluna doğru yola girme. 2. Müslüman olmak

Hisar: 1. Kuşatma, etrafını sarma. 2. Kale etrafı islihkamlı bent.

Hulin: Uygurlarda bir yüksek dağ adı.
Mustafa Ceylan

Hunde: Sükun, sulh ve mütareke, (bkz. Hudeybiye)

Hüray: Ay gibi özgür, ay kadar bağımsız

Hürcan: (bkz. Hüray).

Yorumlar

Bir Cevap Yazın