E ile başlayan erkek isimleri

Ebbedullah: Allah ebedi eylesin, daim eylesin

Ebecen: Akıllı çocuk

Ebher: En parlak

Ebra: 1. Ürkme, kaçma. 2. Birden bire ölme.

Ebu: Baba, ata. (bkz. Ebi, peder)

Ebu Hureyre: Suffe ashabındandır. Birçok hadis rivayet etmiştir

Ebu Zer: Altın sahibi, servet ve zenginlik sahibi

Ebu Zer El-Gıfari: -Sahabedendir

Ecemiş: Çok bilmiş

Ecer: Yeni, güzel, iyi

Ecir: 1. Bir iş ya da emek karşılığı verilen şey. 2. Sevap. 3. Aziz sevgili.

Ecved: 1. En iyi olan. 2. Eli açık cömert. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak okunur.

Edgü: İyi

Edgü: İyi

Edgüalp: İyi yiğit

Edgüer: (bkz. Edgü)

Edgükan: (bkz. Edgü)

Edhem: Karayağız at. -Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır. İbrahim Edhem: İslam tarihinde meşhur sofi

Edib: 1. Edepli, terbiyeli, zarif, nazik. 2. Edebiyatla uğraşan kimse. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır. Edip Ahmet Yükneki: (XII. yy.) Türk şair yazar. Tek ve önemli yapıtı Süleymaniye kütüphaneside mevcut olan Atabetul Hakayık isimli eserdir.

Edim: Fiil, amel

Ediz: 1. Yüksek, yüksek yer. 2. Ulu, yüce, değerli.

Edris: (bkz. İdris)

Efadil: Pek mümtaz olanlar, çok bilgililer

Efahim: En ulu, pek büyük ve saygıya layık kimseler

Efazıl: (bkz. Efadıl)

Efe: 1. Ağabey, büyük kardeş. 2. Yiğit, cesur. 3. Kabadayı.

Efecan: Afacan, hareketli, ele avuca sığmaz
Mehmet Yıldırım

Efecan – Afacan: Hareketli, ele avuca sığmaz, akıllı

Efekan: Efe soyundan gelen

Efendi: 1 . Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan.
2 . Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse.
3 . Koca.
4 . Görgülü, nazik, kibar.
Ferdi Tayfur

Efgan: Figan, ağlayıp inleme, feryat

Efgen: 1. Düşüren, yıkan, yere atan. 2. Alıcı, yakıcı, düşürücü. – (bkz. Figen).

Efkar: 1. Düşünceler. 2. İç sıkıntısı, kaygı.

Efken: Düşkün

Eflak: 1. Semalar, felekler, yükler, küreler, zamanlar. 2. Bahtlar, talihler, kaderler.

Efras: Atlar, beygirler, kısraklar

Efridun: Cemşid soyundan anlayış ve zekasıyla meşhur bir İran hükümdarı

Eftal: En değerli en yüksek.

Egehan: Engin denizlerin hükümdarı

Egesel: (bkz. Ege)

Eğilmez: Başkalarının baskısını ve üstünlüğünü kabul etmeyen, baş eğmeyen

Eğin: sırt, arka

Ehil: 1. Sahip, malik. 2. Becerikli, yetenekli. 3. Karı-kocadan her biri.

Ehlimen: inançlı inanan kimse

Ekabir: Rütbece, görgü ve faziletçe büyük olanlar, devlet ricali

Eke: 1. Bilgili, deneyli, olgun. 2. Kurnaz, açıkgöz. 3. Bilmiş çocuk. 4. Dahi.

Ekemen: (bkz. Eke)

Eker: Toprakla uğraşan

Ekiner: (bkz. Ekin)

Ekmel: l. Daha, pek kamil, mükemmel ve kusursuz olan. 2. En uygun, en eksiksiz. 3. Ekmel-i Enbiya: Hz. Rasûlullah (s.a.s). 4. Dinin tamamlanması. Maide suresi ayet, 3.

Ekmeleddin: 1. Dinin en olgunu, en olgunlaştırdığı isim. 2. Dinin tamamı. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır. – (bkz. Ekmelettin).

Ekvan: Varlıklar, alemler, dünyalar. – (bkz. Evren)

Eldemir: Demir gibi güçlü el

Elfaz: Sözler, sözcükler

Elgin: Garip, yurdundan ayrılmış

Eman: 1. Emniyet. 2. Himaye, masuniyet. Güvence. – Müslüman her ferde eman verebilir.

Emeç: 1. Hedef. 2. Yamaç. 3. Henüz memeden kesilmemiş buzağı.

Emeç: 1. Hedef. 2. Yamaç. 3. Henüz memeden kesilmemiş buzağı.

Emek: 1. Uzun, yorucu ve özenli çalışma. 2. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü.

Emir: 1. Bir kavmin, bir şehrin başı. 2. Büyük bir hanedana mensup kimse. 3. Peygamberimizin soyundan gelen. 4. Kumandan. 5. Abbasi devletinde başkomutan. 6. Osmanlı devletinde beylerbeyi ve Tanzimat’tan sonra sivil paşalığın ilk derecesi.

Emiray: Emir ve ay isimlerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir.
Meltem Durmaz

Emircan: Emir ve can kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Emir : 1. Bir kavmin, bir şehrin başı. 2. Büyük bir hanedana mensup kimse. 3. Peygamberimizin soyundan gelen. 4. Kumandan. 5. Abbasi devletinde başkomutan. 6. Osmanlı devletinde beylerbeyi ve Tanzimat’tan sonra sivil paşalığın ilk dereces..

Emirhan: (bkz. Emir). – “Emir” kelimesine “han” eki getirilerek iki isimden meydana gelmiştir

Emirkan: Emir ve kan kelimelerinin birleşiminden oluşan bir isim.
Özcan Çolak

Emrah: Anadolu saz şairlerinden

Emran: Kürkler, hayvan derileri

Emre: Aşık. Mübtela. Vurgun

Emreddin: Dinin emrettiği. – Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır

Emri: Emirle ilgili

Emsal: 1. Kıssalar, hikayeler, destanlar. 2. Numuneler, örnekler. 3. Eş benzer. 4. Yatış denk. 5. Katsayı.

Enbiya: Peygamberler

Ender: çok az, çok seyrek, çok az bulunur, pek nadir

Ener: En yiğit, en kahraman kişi

Energin: En olgun, çok olgun

Enes: İnsan.

Enes b. Malik: (Basra 709). Rasûlullah (s.a.s)'den çok hadis nakleden sahabelerdendir. Hicretten sonra annesi onu, 10 yaşındayken Rasûlullah (s.a.s)'ın hizmetine vermiştir. Rasûlullah (s.a.s)'ın vefatına kadar yanında kalmıştır. 97-107 yaşına kadar y..

Engi A Y: (bkz. Engin)

Engin: 1. Ucu, bucağı görünmeyecek kadar çok geniş. 2. Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, açık deniz. 3. Değer ve fiyatı düşük olan. 4. Yüksekte olmayan, alçak yer.

Enginalp: Değerli yiğit

Enginer: İyi, güzel, değerli insan

Enginiz: İz bırakacak kadar değerli insan

Enginsoy: Geniş soydan gelen

Enginsoy: Geniş soydan gelen

Enginsu: Açık deniz

Enginsu: Açık deniz

Engintalay: Büyük deniz, okyanus

Engür: 1. Çok gür. 2. Bereketli.

Enis: 1. Dost arkadaş. 2. Yar, sevgili.

Ensar: 1. Yardımcılar, muavinler, müdafiler, koruyucular. 2. Medine'ye hicretle Mekkeli muhacirlere yardım eden, Medineli müslümanlara verilen ad. Kur'an-ı Kerim'de çok geçen kelimelerden birisidir.

Envar: Ziyalar, aydınlıklar, ışıklar, parlaklıklar. – (bkz. Ziya)

Enver: Daha nurlu, en nurlu, çok parlak

Eracar: Becerikli erkek

Erakalın: Alnı ak, dürüst erkek

Erakıncı: Yiğit akıncı

Eraksan: Temiz adlı yiğit

Eralkan: Al kanlı yiğit

Eralkan: Al kanlı yiğit

Eralp: Yiğit erkek

Eraltay: (bkz. Eralp)

Eranay: Yetişip gelen ay
Demet Aksel

Erandaç: (bkz. Eraltay)

Erandaç: (bkz. Eraltay)

Eranıl: – Yiğitliğinle anıl, tanın.

Eraslan: Aslan gibi, güçlü kuvvetli erkek

Eravend: 1. Şevk, arzu, istek. 2. Şan, şeref.

Eray: Erken ay, ilk ay, ayın ilk günlerinde doğan. – (bkz. İlkay)

Erbaşat: (bkz. Eralp)

Erbatur: Cesur, yiğit

Erbay: Soylu, ünlü aileye mensup erkek

Erbay: Soylu, ünlü aileye mensup erkek

Erbelgin: Açık yürekli erkek

Erben: (bkz. Eralp)

Erberk: Şimşek gibi yiğit

Erboğa: Boğa gibi güçlü erkek

Erboğa: Boğa gibi güçlü erkek

Erboy: Yiğit soydan gelen

Erboy: Yiğit soydan gelen

Ercan: Canlı, diri, sıhhatli erkek

Ercihan: Cihanın tanıdığı erkek

Ercivan: Genç erkek

Ercüment: Muhterem, şerefli, itibarlı, haysiyetli, seçkin, saygın, değerli

Erçelik: Çelik gibi güçlü erkek

Erçetin: Sert, güçlü erkek

Erçetin: Sert, güçlü erkek

Erçevik: Çevik, hızlı erkek

Erdal: Tek erkek, dal gibi uzun erkek

Erdem: 1. Fazilet. 2. Maharet, hüner. 3. Liyakat. 4. Usta gemici. 5. İnsanın ruhsal yetkinliği.

Erdemalp: – Erdemli yiğit.

Erdemer: – Erdemli kimse.

Erdemir: Demir gibi güçlü erkek

Erdemli: Erdemli, faziletli

Erdeniz: (bkz. Deniz)

Erdeşir: Cesur, kahraman, aslan yürekli

Erdi: 1. Amacına ulaşan, erişen. 2. Olgunlaşmış erkek. 3. Ermiş veli.

Erdim: (bkz. Erdem)

Erdin: (bkz. Erdi)

Erdinç: Duru, güçlü kuvvetli erkek

Erdoğan: Yiğit doğan

Erdönmez: Sözünden dönmeyen, doğru sözlü

Erduran: (bkz. Erdönmez)

Erdurmuş: (bkz. Erduran)

Erdursun: (bkz. Erdurmuş)

Erek: Gerçekleştirilmek için tasarlanan ve erişmek istenilen şey, amaç, gaye, hedef

Ereken: (bkz. Erek)

Erel: Erkek eli, güçlü el

Eren: 1. Yetişen, ulaşan, vasıl olan. 2. İyi yetişmiş kişi. 3. Cesur, yiğit adam. 4. Ermiş. 5. Koca, zevc. 6. Kişi, şahıs.

Erenalp: (bkz. Eren)

Erenay: (bkz Eren)

Erencan: (bkz. Eren)

Erencan: (bkz. Eren)

Erendiz: Gezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşincisi Jüpiter

Erengüç: (bkz. Eren)

Erenöz: (bkz. Eren)

Erensoy: (bkz. Eren)

Erensu: (bkz. Eren)

Erentürk: Eren-türk

Erer: Ulaşır, kavuşur

Erez: Acıbadem ağacı

Erg İner: Olgun erkek

Ergalip: Üstün, yenen kimse

Ergazi: (bkz. Ergalip)

Ergenç: Genç erkek

Ergener: (bkz. Ergenç)

Ergi: İyi, güzel bir şeye erişme

Ergin: 1. Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. 2. Haklarını kendi kullanmak için yasanın gösterdiği yaşa gelmiş olan kimse ( bkz. Reşid).

Erginalp: (bkz. Ergin)

Erginay: (bkz. Ergin)

Ergincan: Olgun ruhlu kimse

Erginsoy: Olgun kişilerin soyundan gelen

Ergintuğ: (bkz. Ergin)

Ergök: (bkz. Ergin)

Ergök: (bkz. Ergin)

Ergökmen: Mavi gözlü, sanşın kimse

Ergökmen: Mavi gözlü, sanşın kimse

Ergönül: Gönül eri, iyi insan

Ergun: Sert başlı, oynak ve hızlı giden at. Ergun Celaleddin Çelebi: Türk sufı. Mevlananın soyundandır. Kütahya mevlevi hanesine de şeyhlik yapmıştır

Ergunalp: Hızlı, çevik, yiğit

Ergunalp: Hızlı, çevik, yiğit

Erguner: Hızlı, çevik erkek

Erguvan: Kırmızımtrak bir çiçek

Ergüç: Erkek gücü

Ergüden: 1. Yiğitlik eden erkek. 2. Sevk ve idare kabiliyeti olan, lider.

Ergüder: (bkz. Ergüden)

Ergüleç: Güleryüzlü erkek

Ergümen: Amacına, isteğine kavuşan

Ergün: 1. Yumuşak uysal kimse. 2. Sulu kar, sulu saf kar.

Ergünay: (bkz. Ergün)

Ergüner: Yumuşak huylu, uysal erkek

Ergüven: Kendine güvenen

Ergüvenç: Güven duyulan kimse

Erhan: İyi, adaletli hükümdar.

Erhun: Hunlu yiğit

Erhun: Hunlu yiğit

Erib: Akıllı, zeki kimse

Eriker: Becerikli, yürekli adam

Erim: 1. Bir şeyin erebileceği uzaklık. 2. Vakıf olmak, yetmek.

Erimel: (bkz. Erim)

Erimşah: (bkz. Erim)

Erinç: Rahat, huzur

Erinçer: Huzur veren kimse

Eripek: Yumuşak, uysal erkek

Eris: Zeki, uyanık, azılı

Erk: Kudretli, güçlü.
Gökçe Bayrakdar

Erkal: Erkek kal, adam olarak kal

Erkan: 1. Bir topluluğun ileri gelenleri, büyükler, üstler. 2. General ya da amiral aşamasındaki askerler. 3. Yol, yöntem, adet, usûl. 4. Temel esaslar. Rükünler, direkler.

Erkay: Bu ismin anlamı konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olan ziyaretçilerimiz bize ulaşabilirler.
Erkay Eskici

Erkel: Güçlü, kudretli el

Erkılıç: Kılıç gibi keskin güçlü yiğit

Erkınay: Çalışan erkek

Erkin: Serbest, hür

Erkiner: Bağımsız, özgür insan

Erkman: Güçlü, etkili, sözü geçen kimse

Erkoç: Güçlü, iriyan erkek

Erkoçak: bkz. Koçak

Erksan: Güçlü, etkili san, tanınmış ad

Erksan: Güçlü, etkili san, tanınmış ad

Erksoy: Güçlü soydan gelen

Erksun: Gücünü, kudretini göster

Erkul: Erkek kul, güçlü kuvvetli adam, kul

Erkul: Erkek kul, güçlü kuvvetli adam, kul

Erkut: 1. Güçlü, dayanıklı erkek. 2. Mübarek insan, kutlu insan.

Erkutay: Uğurlu ayda doğan erkek

Erman: 1. Arzu, istek. 2. Yerinme, pişman olma.

Ermiye: Dolu yağdıran kasırga

Ernoyan: Yiğit başkomutan

Eroğuz: Yiğit kimse

Erokay: Seçkin, beğenilen erkek

Erol: Erkek ol. – “Er” ve “ol” kelimelerinden birleşik isim

Eronat: Dürüst, güvenilir, iyi erkek

Erozan: Erkek ozan, şair

Erozan: Erkek ozan, şair

Eröz: Özü erkek, yiğit olan

Ersagun: Alp Arslan’ın çocukluk arkadaşı ve komutanlarından biri.
Emel Şen

Ersal: Yiğitliğinle tanın

Ersalmış: (bkz. Ersal)

Ersan: l. Adıyla, sanıyla ünlenmiş erkek. 2. Güzel, güçlü san bırakmak.

Ersavaş: (bkz. Ersal)

Ersayın: Saygı değer kimse

Erseç: Seçkin ol

Ersen: Mutlu, neşeli erkek

Erserim: 1. Serme işi. 2. Sabırlı. 3. Genellikle öykülerde başlangıç bölümüne verilen ad.

Erseven: Seven erkek

Ersever: (bkz. Erseven)

Ersezen: (bkz. Ersezer)

Ersezer: Kavrayışı güçlü erkek

Ersin: Erkeksin anlamında

Ersoy: Yiğit soydan gelen kimse.
Ersoy Yeşilyurt

Ersöz: Yiğit sözlü

Ersöz: Yiğit sözlü

Ersu: (bkz. Ersöz)

Ersu: (bkz. Ersöz)

Ersunal: (bkz. Ersu)

Ersunal: (bkz. Ersu)

Erşad: Sevinçli, mutlu erkek

Erşahan: Şahin gibi güçlü yiğit

Erşahin: Erkek şahin, kuş

Erşan: l. Adıyla, sanıyla ünlenmiş erkek. 2. Güzel, güçlü san bırakmak.

Erşed: Er reşid, ergin olan, doğru yola daha yakın, hareket hattı daha iyi olan. (bkz. Reşid)

Ertaç: Erkekliği taç gibi taşıyan

Ertan: Dericilerin,, yaprağıyla sahtiyan (deri) boyadıkları bir nevi ağaç

Ertaş: Taş gibi erkek. -Er ve taş kelimelerinden birleşik isim

Ertaylar: Uzun boylu, yakışıklı erkek

Erte: 1. Gelecek şafak, şafak sökme zamanı. 2. Yarın. 3. Herhangi bir işte ilk başarı.

Ertek: Tek, eşsiz yiğit

Ertekin: Soylu erkek. – Er ve tekin kelimelerinden birleşik isim

Ertem: Erdem / Fazilet

Ertem: Erdem / Fazilet

Erten: 1. Sabah güneşin doğduğu zaman. 2. Gün.

Ertingü: Olağanüstü görülmemiş

Ertok: Gözü, gönlü tok yiğit

Ertöre: Töreleri olan yiğit

Ertuğ: Sorguç tutan erkek

Ertuna: (bkz.Tuna)

Ertunç: l. Tunç renkli erkek. -2. Tunç madeni gibi güçlü kuvvetli erkek. – Er ve tunç kelimelerinden birleşik isim.

Ertunga: 1. Yiğit hakan. 2. Uygur yazıtlarında geçen Türk adı.

Ertürk: Er-türk. Yiğit türk.
Ertürk Yılmaz Taşpınar

Ertüze: (bkz. Tüze)

Erüstün: Üstün erkek

Eryalçın: Sert, güçlü, boyun eğmez yiğit

Eryaman: Güçlü, becerikli

Eryavuz: Yürekli, korkusuz

Eryavuz: Yürekli, korkusuz

Eryetiş: Erken gel

Eryetiş: Erken gel

Eryıldız: Yıldız gibi parlak yiğit

Eryılmaz: (bkz. Yılmaz)

Eryılmaz: (bkz. Yılmaz)

Erzade: Yiğit oğlu

Esari: Bağlı, bağlanmış.
Esari Serhat Budak

Esat: Uğurlu, şanslı
Melek Çelik

Esed: Arslan. Gazanfer. Haydar. Cesur ve kahraman kişi anlamında kullanılmıştır

Esedü'D-Din: Dinin arslara. – Şeref lakabıdır

Esenboğa: (bkz. Esen)

Esendağ: Dağ gibi güven verici ve sağlam yaptı

Esener: Sağlıklı, rahat kimse

Esentürk: Güçlü, kuvvetli, sağlıklı Türk

Eslek: 1. Çalışkan, gayretli. 2. Yumuşak başlı, uysal. 3. Atik, çevik.

Eş'Ari: Bağlı, bağlanmış.
Esari Serhat Budak

Eşay: Ay kadar güzel

Eşca: En cesur, en yiğit kişi

Eşfak: Daha şefkatli, çok merhametli

Eşir: Çok sevinçli

Eşraf: 1. Şerefli, saygın kimseler. 2. Bir yerin zenginleri, sözü geçenler.

Etem: Daha tam daha noksansız, mükemmel. – (bkz. Ekmel)

Ethem: (bkz. Edhem)

Evcan: Evdeki insan evcimen

Evcimen: Evine, ailesine bağlı. Ev işlerinde becerikli

Evfa: Daha vefalı, cana yakın, sözünde duran.

Evirgen: İşini bilen, tedbirli kimse

Evren: 1. Büyük yılan, ejderha. 2. Felek, zaman. 3. Kainat, dünya. 4. Yaşanılan vasat.

Evrim: Aşamalarla kendini gösteren ilerleme, değişim

Eymen: 1. Daha uğurlu, çok talihli, hayırlı, kutlu. 2. Sağ taraftaki. Eymen b. Hureym:. Sahabedendir. Mekke’nin alınışı sırasında müslüman oldu. Babası ve amcası Bedir şehitlerindendir. Hadis rivayctiylc ün kazandı.

Eyüp: Sabrın simgesi olmuş bir peygamber

Ezelhan: (bkz. Ezel)

Ebed: Sonu olmayan gelecek

Eber: Hayırlı, şerefli, faziletli

Ebrar: 1. Hayır sahipleri.

2. İyiler, dindarlar, özü sözü doğru olanlar. Şeş Ebrar: Altı hayır sahibi, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin.

Ebyar: Pek ak, pek beyaz

Ecmel: En güzel, en yakışıklı

Efdal: 1. Çok faziletli, yüksek derecede. 2. Tercihe şayan, müreccah.

Efil: Rüzgar, dalgalanma

Efran: Neş’eli, keyifli, sevinçli olan kimse. Mesrur.
Kürşat Bağcı

Efrug: 1. Parıltı, ışık. 2. Nur.

Efser: 1. Taç. 2. Subay., (bkz. İklil).

Efza: Artmak, çoğalmak

Ege: 1. Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her halinden sorumlu olan. 2. Yaşça büyük, ulu. 3. Sahip.

Elburz: 1. Kafkaslarda en yüksek dağ. 2. Uzun boylu yakışıklı kimse

Elhan: Nağmeler, ezgiler

Elvan: Levnler, renkler, çok renkli, polikrom

Elvin: Cennet çiceği, Gökkuşağının her bir tayfına verilen isim, Sıcak
Gulbahar Colak

Enfa: Çok yararlı, daha çok faydalı, (bkz. Nafi)

Erbil: Yürekli, cesur olarak kabullen” anlamında kullanılan bir ad.

Ercüvan: 1. Erguvan çiçeği. 2. Kızıl şey. 3. Kırmızı kadife.

Erçin: 1. Merdiven, basamak. 2. Erken doğan, en erken davranan.

Ergül: Nadide gül, tek gül

Erin: Erginleşmiş kimse anlamını taşımaktadır.
Erin XXXX

Erke: 1. İş başarma gücü. 2. Nazlı serbest büyütülmüş çocuk.

Erva: 1. Çok güzel genç. 2. Son derece cesur ve yiğit adam.

Erzan: 1. Ucuz, bol. 2. Uygun, münasip, layık.

Esen: Sağ, salim, sağlıklı

Eser: 1. Nişan, alamet, iz. 2. Etki, tesir. 3. Yok olmuş bir nesneden kalma parça. 4. Bir kişinin ortaya koyduğu mahsul, telif. 5. Hadis, hadis ilmi. 6. İmal, icat.

Evsan: Pullar, harçlar (bkz. Esnam). – İsim olarak kullanılmaz

Eygül: İyi

Ezel: Başlangıcı olmayan anlamını taşımaktadır.

Ezgü: Makam, hava

Ezhan: İnsanda akıl, fikir, zeka, hafıza anlayış, kavrayış, kudretleri

Ezheran: Ay ve güneş

Eznev: Yeni baştan, yeniden

Ezrak: Mavi gözlü. Gök rengi saf ve temiz su

Yorumlar

Bir Cevap Yazın