Ç ile başlayan erkek isimleri

 

Çağaçar: Çağ açacak kimse

Çağakan: Çağı yakalayan, çağdaş

Çağan: Bayram, şenlik

Çağanak: Körfez, liman

Çağar: 1. Bayram. 2. Kalın ve kuvvetli deve kösteği. 3. Doğan kuşu.

Çağdaş: Aynı çağda yaşayan, çağa uygun

Çağkar: Canlı, dinamik, çalışkan

Çağman: Çağın insanı

Çağrıbey: (990-1060) Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey’in kardeşidir. Tuğrul Bey’le devleti ortak yönetmişlerdir.
Çağrıbey Bulut

Çaka Bey: Oğuzların Çavuldur boyundan olan Türk beyi. XI. yy. ilk yarısında İzmir bölgesinin hakimi oldu

Çakar: Parıldayan, ışık veren

Çakman: 1. Amacına erişen, ulaşan kimse. 2. Süt mavisi.

Çakmur: 1. Yarı uykulu bakış. 2. Sert taş. 3. Pinti.

Çalap: 1. Tanrı. 2. Ateş. -İsim olarak kullanılmaz.

Çalapkulu: Tanrı kulu- Abdullah

Çalgan: Yatağı taşlık olan ve gürültüyle akan su

Çalkın: Alev

Çapan: Tatar, ulak, postacı

Çavaş: 1. Güneş. Güneşli yer. 2. Güney.

Çavuş: Askerde bir rütbe

Çelebi: 1. Efendi, nazik ve kibar. 2. Şehir terbiyesi almış okuryazar kimse. 3. Osmanlı devletinin ilk devirlerinde şehzadelere verilen unvan. Musa Çelebi, Süleyman Çelebi. – Mevlevi tarikatının başı bu adla anılırdı. Mevlana veya Hacı Bektaş soyundan olan kimse.

Çelen: 1. Yakışıklı delikanlı. 2. Tepelerin kar tutmayan kuytu yeri. 3. Açıkgöz, becerikli, kurnaz. 4. Evlerin dışında bulunan saçak.

Çelik: 1. Su verilip sertleştirilen demir. 2. Çok güçlü kuvvetli. 3. Kısa kesilmiş dal.

Çelikel: Çelik gibi güçlü el

Çeliker: Çelik gibi güçlü kimse

Çelikhan: Güçlü hakan, yönetici

Çelikkan: Güçlü soydan gelen kimse

Çeliköz: (bkz. Çelik)

Çeliksu: (bkz. Çelik)

Çelikyay: Güçlü, kuvvetli

Çerağ: 1. Yağ kandili, lamba, mum. 2. Atın şaha kalkması. 3. Çırak edilme. 4. Bir memuriyete ve ihsana nail olan. 5. Vazifesinden emekli edilen.

Çeri: Asker, savaşçı

Çerme: 1. Çay kıyılarında sulu ve yeşil yer. 2. Akarsuların topraktan çıkan sızıntısı. 3. Kaynak.

Çetin: 1. Sert, işlenmesi, elde edilmesi, çözümü zor, sarp, müşkil. 2. İnatçı, azimli, şedid.

Çetinalp: (bkz. Alp)

Çetinay: (bkz. Çetin)

Çetinel: (bkz. Çetin)

Çetiner: (bkz. Çetin)

Çetinöz: (bkz. Çetin)

Çetinsoy: (bkz. Çetin)

Çetinsu: (bkz. Çetin)

Çevik: Çabuk davranan, hızlı ve hareketli

Çevikcan: (bkz. Çevik)

Çevrim: 1. Sınır. 2. Girdap. 3. Sürekli ve düzenli değişme.

Çıdam: Sabır, tahammül

Çığ: Karın rüzgarla yere düşmesi
Zümrüt Yıldız

Çınar: Çınar ağacı

Çiltay: Üzerinde benekler bulunan tay

Çiner: (bkz. Çinel)

Çintar: Sabah vakti

Çintay: Soylu at

Çinuçin: Üstün, galip, zafer kazanmış

Çoğa: Çocuk, yavru

Çoğahan: (bkz. Çoğa)

Çoğan: Kökü ve dalları sabun gibi köpüren bitki, çöven

Çoğaş: Güneş

Çokay: 1. Köy zengini, çiftlik sahibi. 2. Eşkıya.

Çokman: Topuz, gürz

Çokman: Topuz, gürz

 

Çağa: Çocuk

Çağılı: 1. Çağla ilgili. 2. Çakıl. 3. Çağla.

Çağın: Yıldırım, şimşek

Çağlar: Çağlayan, şelale (bkz. Şelale)

Çağnur: Çağın nuru, zamanın nuru

Çağrı: 1. Çakır gözlü. 2. Mavi hareli göz. Çağrı bey (990-1060). Büyük Selçuklu devleti hükümdarı Tuğrul beyin kardeşi. Çağrı bey müslüman olduğunda Davud ismini aldı. Kardeşi Tuğrul ise Muhammed ismini almıştır.

Çakır: Mavimsi, mavi renkli, gri benekli gözleri olan kişi

Çare: 1. Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu. 2. Bir şeyi önleme, tedavi yolu, deva.
Çagla

Çavlan: Büyük çağlayan

Çavlı: Ava alıştırılmamış doğan. Çavlı Çandar: (Öl. 1146). Selçuklu emiri. Sultan Mesud döneminde yararlı işler yaptı

Çavreş: Erkek için = Gözükara – Yakışıklı / Kadın için = siyah gözlü – güzel.
Zuhair Etmanki

Çavşin: Maviş, mavi gözlü.
Zuhair Etmanki

Çaykara: Küçük akarsu, yazın kuruyan küçük akarsu

Çeşman: Gözler

Çeşpan: Layık, uygun, münasip, yakışır

Çığla: Saf, halis anlamına gelmektedir. Soyad olarak kullanılabilmektedir.
Eda Özal

Çırağ: Meşale, ışık, kandil (bkz. Çerağ)

Çile: l. Zevk ve sefadan el çekerek kuytu bir yerde yapılan 40 günlük ibadet. 2. Eziyet, sıkıntı. 3. İbrişim, yün vs. demeti.

Çinel: Doğru, dürüst, namuslu kimse

Çiray: 1. Yüz çizgileri, yüz güzelliği. 2. Beniz, yüz. 3. İnsan resmi.

Çire: 1. Maharetli, becerikli. 2. Kahraman, yiğit.

Çiya: Dağ anlamına gelmektedir.
Hasan Kaya

Çoğun: Çok defa, ekseriya

Yorumlar

Bir Cevap Yazın