B ile başlayan erkek isimleri

Baba: 1. Kendi dölünden çocuğu olan erkek. 2. Birinci dereceden erkek akraba. 3. Koruyucu, velinimet. 4. Saygı ifadesi olarak yaşlılara verilen unvan. 5. Ecdad, Ata. 6. Tekke büyüğü. 7. Zencilerde görülen saraya benzer bir hastalık. – Baba Oruç. Oruç Reis. Türk denizcisi Barbaros Hayrettin P..

Badi: 1. Rüzgara veya havaya ait. 2. Geçici. Badi Ahmed (1839-1908). Türk yazar ve şair.

Bağatur: Cesur yiğit

Bağdaş: Yakın arkadaş, dost

Bağışcan: (bkz. Bağış)

Bağışhan: (bkz. Bağış)

Baha: 1. Güzellik, zariflik. 2. Parıltı. 3. Alışma, dadanma. – Bahailik mezhebinin kurucusu.

Bahaddin: Dinin güzelligi. Dinin değerlisi. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır

Bahadırhan: (bkz. Bahadır)

Bahaeddin: (bkz. Bahaddin). Bahaeddin Ahmed Efendi (Bursa 1741-1794): Osmanlı dönemi tarihçilerinden. Müderrislik ve kadılık yaptı

Bahaullah: Allah katında değer ve kıymet sahibi

Bahir: 1. Deniz, derya. 2. Yalancı, ahmak, alık. 3. Ekin sulayıcı, sulayan. 4. Belli, besbelli, açık, apaçık. 5. Işıklı, parlak, güzel. Bahir (Abdurrahman) İst. 1688-1746). Osmanlı dönemi kadılarından. Şair, bestekar.

Bahit: Bahtı açık şanslı

Bahra: Timur devletinin güney sınırını koruyan eski bir sınır kalesi

Bahri: 1. Denize ait denize mensup, denizle ilgili. 2. Denizci, levent. 3. Tüyünden kürk olan, patkada denilen, gagası kaşığa benzer bir çeşit deniz ördeği.

Bahtı: 1. Bahtla, kaderle ilgili. 2. Kimi Divan şairlerinin ortak mahlası.

Bala: 1. Çocuk yavru. 2. Yüksek, yüce, yukarı, (bkz. Ali). 3. Azat. 4. Yedek atı.

Bala: 1. Çocuk yavru. 2. Yüksek, yüce, yukarı, (bkz. Ali). 3. Azat. 4. Yedek atı.

Balaban: 1. Çocuk bekçisi.

2. Gürbüz canlı, cüsseli, insan veya hayvan. Balaban: Gıyasu'd-Din Uluğ Hanın IV. yy. başlarında Aybek tarafından İltutmuş'dan sonraki en büyük hükümdar.

Balahan: Çocuk hakan, yavru kağan.
Harun Bayrak

Balaman: (bkz. Balaban)

Balamir: Eski bir Türk kağanı. (IV. yy.) Alanları ve Ostrogotları yenerek batıya sürdü

Balatekin: (bkz. Balaban)

Balatekin: (bkz. Balaban)

Balcan: (bkz. Baldan)

Baldemir: Güçlü, kuvvetli, şirin

Baler: Tatlı dilli, cana yakın kimse

Bali: Eski, koca, köhne

Balisoy: Eski, köklü soydan gelen

Balk: Şimşek

Balkır: Parıltı, ışık, şimşek. Balkır Rıza: (Öl. 1945). Türk Karagöz oyunu ustası

Balkoç: (bkz. Balkı)

Balsan: (bkz. Balım)

Balsan: (bkz. Balım)

Bangu: 1. Haykırış, bağırış. 2. Gökgürültüsü, yankı.

Barak: Oğuzların Bayat boyuna mensup bir oymak. Gaziantep, Kilis ve Nizip çevresinde yaşarlar. – Barak Han: Çağatay hükümdarı (1266-1271)

Baransel: (bkz. Baran)

Baray: Ezeli, öncesi olmayan, öncesiz

Bargu: Varılacak, gidilecek anlamındadır.
Aslı Tatar

Barhan: Farça bir isim, bar oyununun ağası anlamına geliyor.

Anlamının eksik yada yanlış olduğunu düşünüyorsanız bize ulaşabilirsiniz.
Serdar XXX

Barık: 1. Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar. 2. Yeşillik, çayırlık yer.

Barıkhan: (bkz. Barık)

Barım: Varlık, servet, zenginlik

Barım: Varlık, servet, zenginlik

Barış: 1. Savaşsızlık durumu. 2. Savaştan sonra silah bırakma, uzlaşma sulh. 3. Dirlik, düzenlik.

Barışcan: (bkz. Barış)

Barik: 1. Parıldayan. 2. Nazik, dakik, ince. Fikr-i Barik İnce düşünce.

Barkın: Yolculuk eden, yolcu gezgin

Barlas: Kahraman, savaşçı

Bartu: En eski Türk kağanlarından biri

Barut: Yanıca – yakıcı madde
Faruk Aktürk

Başak: Sağlam, dayanıklı

Başar: Başarılı ol, işi sonuçlandır

Başaran: Başaran.
Pınar XXXX

Başaran: Başaran.
Pınar XXXX

Başarman: Yaptığı işi başarıyla sonuçlandıran

Başbuğ: Başkumandan, hükümdar. – Eski Türklerde orduya kumanda eden hükümdar veya komutanlar.

Başeğmez: Buyruk altına girmeyen, kişilikli

Başer: (bkz. Başar)

Başkaya: – Kayaların başı, güçlü, kuvvetli.

Başkaynak: İlk kaynak. Ana kaynak

Başkur: Türk çadırlarının çevresindeki kanatlan örten bölümlerin üst tarafına bağlanan ve 18 cm eni olan kuşak

Başkut: Kutlu, talihli kimse

Başok: Önde olan yiğit

Başol: Başta ol, önder ol

Başöz: Önemli soydan gelen

Başöz: Önemli soydan gelen

Başsoy: (bkz. Başöz)

Baştugay: (bkz. Başok)

Baştuğ: (bkz. Başman)

Batıboy: Türklerin göç sonucu batıya yerleşen oymakları

Batıhan: (bkz. Batı)

Batıkan: Batı+han Batının Hanı ya da Batının Kanı anlamında

Batın: Allah ın 99 isminden biri
Fatma Öztürk

Batır: Yiğit, kahraman, bahadır

Batıray: (bkz. Batır)

Batırhan: (bkz. Batır)

Batırhan: (bkz. Batır)

Batu: Üstün gelen, gücü yeten, galip

Batuğ: (bkz. Batu)

Batur: Kahraman, yiğit, cesur, bahadır

Baturalp: Yiğitler yiğidi

Baturay: (bkz. Batur)

Baturhan: (bkz. Batur)

Baver: Tasdik, inanma. Sağlam, pek doğru

Bayar: 1. Ulu, yüce saygın, soylu. 2. Ekilmemiş toprak.

Bayazıd: (bkz. Bayezid)

Baybaş: Zengin, ileri gelen, saygın

Baybek: (bkz. Baybaş)

Baybek: (bkz. Baybaş)

Baybora: Fırtına

Baycan: (bkz. Baybaş)

Baydak: Bayrak

Baydak: Bayrak

Baydan: Şımarık, gururlu, kendini beğenmiş

Baydar: Kırım yarımadasında Sivastopol şehrinin güneyinde tartada bir Türk köyü. Güzellik ve bereketiyle ünlüdür

Baydır: Güçlü, kuvvetli

Baydu: İlhanlı devleti hükümdarı Hulagunun torunu. 11 ay İlhanlı devleti hükümdarı oldu

Baydur: Güçlü, kuvvetli, cesur

Bayduralp: (bkz. Baydur)

Bayer: Zengin, varlıklı kimse

Baygüç: Zengin ve güçlü kimse

Bayhan: Bay ve han kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir.
Bayhan

Bayındır: İmar edilmiş, mamur

Baykal: Yaban kısrağı Orta Asya Türk ülkelerinde yaşar

Baykal: Yaban kısrağı Orta Asya Türk ülkelerinde yaşar

Baykam: Hekim, doktor

Baykan: (bkz. Baygüç)

Baykoca: Varlıklı, saygın

Baykurt: (bkz. Baykoca)

Baykut: Kutlu talihli

Baykutay: (bkz. Baykut)

Bayman: Varlıklı, saygın

Bayman: Varlıklı, saygın

Bayraktar: Bayrak taşıyan.

Bayram: 1. Neşe ve sevinç günü. Dini bakımdan hususi değeri olan ve milletçe kutlamalar yapılan gün veya günler.

Bayrı: Çok eski zamanlarda var olmuş, eskiden beri var olan

Bayru: (bkz. Bayrı)

Bayrualp: (bkz. Bayru)

Bayruhan: (bkz. Bayru)

Baysal: Soylu, ünlü kişi

Baysan: Zengin, tanınmış

Baysu: (bkz. Baysan)

Baytal: 1. Kısrak. 2. Bayır, yokuş.

Baytekin: (bkz. Baytal)

Baytugay: (bkz. Tugay)

Baytugay: (bkz. Tugay)

Baytüze: (bkz. Tüze)

Baytüzün: (bkz. Tüzün)

Bayülken: (bkz. Ülgen)

Bedayi: Eşi benzeri olmayan güzel, mükemmel, yeni şeyler

Bedid: Meşhur, görünür, açık meydanda. (Hüveyda)

Bedih: Şan ve şerefi büyük olan

Bedihi: Besbelli, açık-apaçık

Bedii: Eşi, benzeri olmayan
Kenan XXXX

Bedir: Dolunay, ondört gecelik ay

Bedirhan: İleri görüşlü, aydın lider

Bedrettin: Ayın ondördü gibi ışık saçan, temiz ve yüce

Bedri: 1. İçi altın dolu kese. Bedr-i Dilşan b. Mehmed b. Oruç b. Gazi b. Şeban: (XV. yy. il yarısı) Türk şairlerinden. Murat II. adına yazdığı Murat namesi ünlüdür. 2. Ayla ilgili, ayın ondördü gibi güzel.

Bedrulcemal: 1. Ay yüzlü. 2. Fatımi devleti vezir ve serdarlarındandır. 2 defa Şam valisi olmuştur. (1013-1094).

Bedük: Büyük, yüce, gösterişli, önemli

Behişt: 1. Cennet. 2. Uçmak.

Behnan: Güleç, güler-yüzlü, iyi huylu ve daima gülen adam

Behram: 1. Merih yıldızı. 2. Her ayın 20. gönü. 3. Acem pehlivanlarından birinin adı. 4. İran hükümdarlarından birkaçının adı ki en meşhuru yaban eşeği avına pek düşkün olan “Behram Gûr”dür.

Behramşah: 1. (bkz. Behram). 2. Gazne sultanı. 3. Kirman Selçukluları hükümdarı.. 4. Eyyubilerin büyük şairi.

Behzad: Ressam, minyatürcü. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır

Behzat: Doğuştan iyi, soylu kişi

Bekata: İleri gelen, saygın. Soylu, isim yapmış sülaleden

Bekbars: (bkz. Bekata)

Bekdemir: (bkz. Bekata)

Bekdil: 1. Doğru sözlü, mert. 2. Gönlü zengin. Baygönüllü.

Beki – Bekri: El değmemiş, Bakir, Tertemiz, bozulmamış.

Beki – Bekri: El değmemiş, Bakir, Tertemiz, bozulmamış.

Bekil: Yakışıklı, süslü delikanlı, genç

Bekir: 1. Sabahları erken kalkmayı alışkanlık edinen kimse, bakir. 2. Yeni doğmuş. 3. Öncesi, İsmaili zümresine ait büyük bir Arap kabilesi.

Beklen: Beklenilen kişi
Beklen Abda

Bekriye: 1. Her şeyin evveli, ilk çocuk. 2. Genç ve taze kız. 3. Dişi deve yavrusu.

Beksan: 1. Tanınmış, ünlü, saygın. 2. Bey ünvanı taşıyan.

Bektöre: Güçlü, değişmez töreleri olan, törelerine bağlı

Belazuri: II. yy. Arap tarihçilerinin en büyüklerinden. (Ahmet b. Yahya) Belazur usaresi içmiş ve şuurunu kaybederek öldüğü için kendisine bu ad verilmiştir

Belek: 1. Hediye, armağan. 2. Selçukluların Dersim, Gere, Harput ve Halep emiri.

Belemir: Peygamber Efendimiz’in(S.A.S) en sevdiği çiçek
İpek Sancaker

Belge: Bir gerçeğe tanıklık eden şey

Beliğ: 1. Fasih ve düzgün konuşan. 2. Açık, yeterli, tam.

Beltan: Dağların bel verdiği yerden doğan sabah güneşi
Sibel Sezer

Benan: 1. Parmaklar, parmak uçları,

2. Parmakla gösterilen, ünlü, tanınmış.

Bender: Deniz veya büyük nehir üzerindeki liman. Ticaret limanı

Bener: Ben yiğidim.
Handan Ünal

Bengi: Sonu olmayan, hep kalacak olan, sonsuz, ebedi

Bengialp: (bkz. Bengi)

Bengisan: (Bengi)

Bengisan: (Bengi)

Bengisoy: (bkz. Bengi)

Bengisoy: (bkz. Bengi)

Bergin: (bkz. Berkin)

Berhuz: Dağarcık, torba

Beri: 1. Salim, kurtulmuş. 2. Temiz, Arınmış.

Berid: 1. Haberci. 2. Eskiden müslüman devletlerde posta ve haber alma örgütünün adı.

Berin: 1. En yüksek, çok yüce. 2. Soylu.

Berk: 1. Sağlam, kuvvetli.

2. Katı, sert. Şiddetli.

3. Hızlı.

4. Orman.

3. Arı, şimşek, yaprak.

Berkalp: Sağlam yiğit kişi
Fatih KALICAK

Berkan: 1. Şakıma, parıldama. 2. Kıvırcık tüylü kuzu postu kürkü.

Berkant: Güçlü, bozulmaz, yemin

Berkay: (bkz. Berk)

Berkcan: Berk ve Can kelimelerinden meydana gelmektedir. Bakınız : Berk ve Can
Ayberk Soyvar

Berkel: güçlü el

Berkem: Benim Berke – m.
Serdar Borhan

Berker: Güçlü, sağlam kişilikli

Berki: Şimşek gibi parlak

Berkin: Sağlam güçlü kuvvetli

Berkkan: Güçlü soydan gelen

Berkman: Güçlü, sağlam, kişilikli

Berksan: Güçlü tanınan kimse

Berksan: Güçlü tanınan kimse

Berksoy: (bkz. Berksan)

Berksoy: (bkz. Berksan)

Berksu: Soğuk ve keskin su

Berkün: Sağlam, güçlü tanınmış

Berter: Üstün, yüksek nitelikli, değerli

Bertuğ: Engel tanımayan,
güçlükleri aşan
Selda Demirkan

Berzan: Kam, şaman, yol gösteren.

Besim: Güleryüzlü, güleç adam

Bestami: Bir Evliya İsmi
Bestami Kaplan

Beşareddin: Dinin müjdesi. Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır

Betik: Yazılı olan şey, yazılmış yapıt

Beyati: 1. Gece uyuma, gece iş görme, geceyi işiyle geçirme. 2. Türk müziğinin en eski makamlarından olup, hala kullanılmakta olan bir makamdır.

Beybars: (bkz. Baybars)

Beybolat: Çelik gibi güçlü, saygın kimse

Beybolat: Çelik gibi güçlü, saygın kimse

Beycan: (bkz. Beybolat)

Beyhaki: el-Beyhaki: Arap müellifi olup muhaddis ve Şafii fakihlerindendir

Beykal: (bkz. Beycan)

Beykan: Çelik gibi güçlü, saygın kimse

Beyrek: 1. Çok nazik, efendi, bey. 2. Hüzünlü.

Beysan: (bkz. Beycan)

Beysan: (bkz. Beycan)

Beytöre: Baş adet, adetleri yerine getiren

Beytullah: Kabe
Levent Kara

Biat: Bağlılığını, itimadını bildirmek. Birisinin hakemliğini veya hükümdarlığını kabul etmek. El tutarak bağlılığını alenen izhar etmek. Bağlılığını tazelemek. * Rey vermek.
Musa Biat Olgun

Bican: 1. Cansız, ruhsuz. 2. Canını esirgemeyen, şehit.

Bihay: Bilge, bilgili.
Bihay Kandemir

Bilad: Şehirler bölge, eyalet, memleket isimlerini ifade için terkiplerde kullanılır

Bilal: Su gibi ıslatan, ıslatış, ıslaklık. Bilal b. Raba: İslamın ilk müezzini, Habeş asıllı olup İslamı köle olarak ilk kabul edenlerden birisidir

Bilan: Süslü ve işlemeli kılıç kemeri

Bildar: 1. Bel, belleyen, yer kıran, kürek çeken. 2. İstihkam neferi.

Bilek: Güç, kuvvet

Bilgealp: (bkz. Bilge)

Bilgekağan: (bkz. Bilge). Bilge Kağan (683-734). Göktürk hakanı. İkinci Göktürk hanedanlığının kurucusu

Bilgekan: Bilgin soydan gelen

Bilger: Akıllı, bilgili, bilge, bilgin

Bilgi: İlim kelimesine anlamdaş olarak türetilmiştir.
Bilgi Muslucan Çetin

Bilkan: Bilgili

Bilmen: Bilen, anlayan, bilgili

Biltay: (bkz. Bilmen)

Biltay: (bkz. Bilmen)

Binalp: Yiğitler

Binkan: Soylu kanlar

Bintuğ: (bkz. Binkan)

Birant: 1. Özel, tek yemin. 2. Özelliği olan yemin.

Birat: 1. Asil, soylu, bir aileye mensup. 2. İlk erkek çocuğa verilen isim.

Birdal: Bir tane, tek dal

Birge: 1. Kamçı. 2. Birlikte, beraber.

Birgit: Birleşik, birleşmiş, birlik almış

Birgivi: Birgivi: Büyük din ve dil alimi (d. 1522) İmam Birgivi lakabıyla şöhret olmuş, vasiyetnamesi ve ilmihali o dönem halkının ihtiyacını karşılamıştır

Birhan: Tek yönetici

Birindar: Yaralı anlamına gelmektedir.
İbrahim XXXX

Birkan: Soylu

Birmen: Tek olan, benzeri olmayan kimse

Birol: Tek ad, bir ol

Birtan: Bir tane, tek

Bistami: (bkz. Bistem). – Bayezid Bistami: Ünlü mutasavvıf, hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir

Bistem: Horasan eyaletinde El-Bürz eleklerinde bir şehir. Hüsrev 2. Pervizin dayısı Bistam tarafından kurulduğu için bu ismi almıştır. Elmaslanyla ünlüdür

Bişar: 1. Esir tutsak. 2. Altın, gümüş kakmalı işlemeler. 3. Saçılan şey, saç. 4. Güçsüz, dermansız.

Bleda: Batı hun hükümdarı olan Attila’nın erkek kardeşi
Tarık Kemelek

Boğaçhan: (bkz. Boğaç)

Boğataş: Ünlü Türk beylerinden biri

Bolgan: Eski Türk adlarından

Bolhan: (bkz. Bolgan)

Boranalp: (bkz. Boran)

Boratay: (bkz. Boran)

Boray: Bor ve ay kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir.
Demir Mert

Boray: Bor ve ay kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir.
Demir Mert

Botan: Botan Dicle Nehri’nin bir koludur. İsmini geçmişteki Botan (Kentrites) Krallığı’ndan alır. Sokrates’in öğrencisi Ksenephon M.Ö 400 yılında yazdığı Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) adlı kitabında nehirden oldukça fazla bahsetmiştir.
Hüseyin Dildirim

Boylan: Kibirli, mağrur

Boyraz: Kuzey rüzgarı

Boyraz: Kuzey rüzgarı

Boysan: Uzun boylu, yakışıklı delikanlı

Bozbey: Kır beyi, gri

Bozbora: Fırtına

Bozdoğan: Bir şahin türü

Bozer: Beyaz tenli

Bozkaya: (bkz. Bozer)

Bozkaya: (bkz. Bozer)

Bozkurt: Göktürk efsanelerinde yer alan kutsal hayvan

Bozun: 1. Büyük Selçuklu emirinin adı. 2. Sürülmemiş tarla.

Bozyel: Yağmur getiren lodos rüzgarı

Bozyiğit: (bkz. Bozer)

Böke: 1. Kahraman, güçlü kimse. 2. Önder, başkan, reis. 3. Kabadayı, cesur efe. 4. Güreşçi, pehlivan.

Börteçin: Yoğun sevgi tapınmak
Duygu Ahmet

Budak: 1. Ağacın dal olacak sürgünü. 2. Dal. 3. Dalın gövde içindeki sert bölümü.

Budun: Halk, kavim, ahali

Budunalp: (bkz. Budun)

Buğra: 1. Büyük erkek deve, iki hörgüçlü deve. 2. Turna kuşu, turna sürüsünün önünde uçan turna horozu. 3. Harizm hükümdarlarından birinin lakabı.

Buhari: (Hi: 194-256) Buhâralı. 600 bin hadisten seçilen 7275 hadis ile en mu’teber ve en sahih Sahih-i Buharî ismi ile anılan hadis kitabının yazarı. (Bak: Kütüb-ü Sitte)(Buharî ve Müslim ki, Kur’andan sonra en sahih kitab olduklarını, ehl-i tahkik kabul etmiş. M.)
Ya..

Buhri: 1. Tütsüye ait. 2. Denize ait.

Bukra: Sabah.
Fatma ışık

Bulak: Kaynak, pınar, çeşme

Bulgar: Olgun, bilgili, görgülü, hoşgörülü kimse

Bumin: Göktürk devletinin kurucusu (Öl. 552). Avarlarla arası açılınca, savaşarak onları çökertti ve merkezi Ötüken olmak üzere Göktürk devletini kurdu (552). Aynı yıl öldü

Bumin: Göktürk devletinin kurucusu (Öl. 552). Avarlarla arası açılınca, savaşarak onları çökertti ve merkezi Ötüken olmak üzere Göktürk devletini kurdu (552). Aynı yıl öldü

Buminhan: (bkz. Bumin)

Burak: Berk- yıldırım kelimesinden üremiştir. Hz. Muhammedin Miraçtaki bineği.

Sözlük anlamı: temiz, berrak

Burç: 1. Süryanice Burgus kelimesinin Arapçalaştınlmış hali. 2. Kalenin köşelerine yapılan daha yüksek ve daha kalın çıkıntı kule. 3. Yuvarlak bina. 4. Güneşin ayrıldığı oniki kısımdan herbiri. 5. Tek hisar.

Burçhan: (bkz. Burç)

Burgaç: Anafor, girdap.
Mey Ney

Burhan: 1. Delil hüccet. 2. Hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan ayıran delil. 3. İlahi aydınlık.

Burhanettin: Dinin kanıtı, dinin delili, ispatı

Burkan: Yanardağ, volkan

Burkay: Gücenmiş, kırılmış kimse.

Burkhan: Put, heykel, Buda heykeli. – İsim olarak kullanılması yanlıştır

Buyruk: 1. Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı güç. 2. Egemen. 3. Emir. 4. Kendi başına hareket eden.

Buyrukalp: (bkz. Buyruk)

Bülent: Yüce yüksek, ala, ulu

Bünyamin: Yakub peygamberin en küçük oğlu

Bağış: 1. Bağışlanan şey, ihsan. 2. Sıçrayış, atlama.

Bağlam: 1. Cinsleri ayrı ya da birbirlerine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, deste. 2. Bir koşuttaki dörtlüklerin herbiri. 3. Herhangi bir olayda, olaylar durumlar ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. 4. Dilbilgisinde, önce veya sonra gelen kelimeyi etkileyen belirleyen birim ya ..

Bahtiyar: 1. Bahtlı, talihli. 2. Mesud, mutlu. Bahtiyar (Ebu Mansur) (942-978). Büveyhilerin hükümdarlarından biri.

Bakanay: – Gökyüzünde duran ay, açık seçik.

Bakyazı: Sevilen bir olaydan sonra verilen ziyafet

Balım: 1. Kardeş. 2. Çok sevgili, samimi arkadaş.

Balkı: 1. Parıltı, ışık. 2. Güzel parlak, süslü. 3. Şimşek.

Barkan: 1. Çöllerde rüzgarın esme yönüne dikey doğrultuda oluşan ay biçimindeki küçük kumsal külle. 2. Hareketli kumul.

Başay: Birinci, ilkay

Batı: Güneşin battığı yön ve bu yöndeki ülkeler. Erkek ve kadın adı, birleşik isim yapılarak kullanılır

Bayça: Zengin, varlıklı

Bedel: 1. Değer, kıymet. 2. Bir şeyin yerine verilen, yerini tutan şey, karşılık.

Behmar: Çok ziyade, fazla

Belce: İki kaşın arası.
Murat Seyhan

Belhi: Belh şehrine mensup (Afganistan)

Bende: 1. Bağlanmış kimse, tutsak. 2. Kul, köle. 3. Yürekten bağlı. 4. Büyük aşkla seven.

Berat: 1. Resmi belge, imtiyaz belgesi. 2. Osmanlıda bir kimseye verilen nişan, rütbe veya toprak imtiyazını gösterir belge.

Berca: Yerinde tam doğru ve münasip

Berem: 1. (C.: Ebrâm) Kumar oyununa dâhil olmayan. 2. Asma ve kabak çardağı. * Üzüm çubuklarının altına konulan çatal şeklindeki ağaç. Herek.
Derya Sayman

Beren: Güçlü, kuvvetli, akıllı

Berken: Gülümseme, gülmeye yakın
Nesrin

Berna: Genç delikanlı, yiğit

Berra: Doğru sözlü, hayır işleyen kimse

Berzen: Yöre, mahalle, yol

Besalet: Korkusuzluk, yüreklilik

Betim: 1. Bir nesnenin kendine özgü belirtilerini tam ve açık bir biçimde, söz ya da yazıyla anlatma, tasvir. 2. Herhangi bir şeyin resmi ya da heykeli.

Beyan: 1. Bildirme, söyleme, açıklama. 2. Belagat ilimlerinden ikincisi. 3. Belli apaçık.

Bike: Benzersiz, eşsiz

Bilay: Ay gibi asil ol

Bilen: Bilgili, görgülü, anlayışlı

Bilge: Bilgili, iyi geniş, derin, bilgi sahibi kimse

Bilgin: Bilgili kişi (alim, karşılığı olarak da kullanılmaktadır)

Bircan: Tek, eşsiz

Birke: 1. Büyük havuz. 2. Gölcük. 3. Göğüs.

Boysel: Uzun boylu

Buhtan: Yalan, iftira. – İsim olarak kullanılmaz

Buka: 1. Ülke, yer. 2. Büyük bina. 3. Ben, benek. Buka Han: Altınordu devletinin Bayagut boyundan Nogay Yarguçi adlı prensin oğlu

Bulut: Su buharlarının yoğunlaşmasıyla meydana gelen ve gökyüzünde mahiyetine göre farklı yükseklikte bulunan hava kütlesi

Burçak: Baklagillerden, taneleri yemiş olarak kullanılan bir bitki

Buyan: 1. Mutluluk, uğur, talih. 2. İyi biliş, sevab.

Bürge: Bir yerde duramayan canlı, taşkın kimse

Yorumlar

Bir Cevap Yazın